• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
YSK’dan Milletvekili Sayıları ve Seçim Çevrelerinde Yeni Düzenleme
YSK’dan Milletvekili Sayıları ve Seçim Çevrelerinde Yeni Düzenleme
Ülkü Ocakları Ramazan Boyunca İftar Vermeye Devam Edecek
Ülkü Ocakları Ramazan Boyunca İftar Vermeye Devam Edecek
İnsan ve Medeniyet Hareketi Küçükçekmece (İMH) İftar Programını Gerçekleştirdi
İnsan ve Medeniyet Hareketi Küçükçekmece (İMH) İftar Programını Gerçekleştirdi
İNCİRLİK İDDİALARINA NET YANIT: “ÜS TÜRKİYE’YE AİT, KOMUTANI TÜRK”
İNCİRLİK İDDİALARINA NET YANIT: “ÜS TÜRKİYE’YE AİT, KOMUTANI TÜRK”
ORTA DOĞU’DA KÂBUS SENARYOSU: KÖRFEZ ÜLKELERİ SAVAŞA SÜRÜKLENİR Mİ?
ORTA DOĞU’DA KÂBUS SENARYOSU: KÖRFEZ ÜLKELERİ SAVAŞA SÜRÜKLENİR Mİ?
ORTA DOĞU’DA SAVAŞ GENİŞLİYOR: LÜBNAN DENKLEME GİRDİ
ORTA DOĞU’DA SAVAŞ GENİŞLİYOR: LÜBNAN DENKLEME GİRDİ
Milli Görüş’ün Kurucusu Erbakan’ın 2009 Konuşması Bugün de Rezonans Yaratıyor
Milli Görüş’ün Kurucusu Erbakan’ın 2009 Konuşması Bugün de Rezonans Yaratıyor
İran’da Tarihi Dönüş: Hamaney’in Yerine Arafi Geçti
İran’da Tarihi Dönüş: Hamaney’in Yerine Arafi Geçti
Orta Doğu'da Tarihi Kırılma: Hamaney Öldü, Savaş Resmen Başladı.Irak'tan Sonra İran mı? ABD'nin Yeni Hesabı Ne?
Orta Doğu'da Tarihi Kırılma: Hamaney Öldü, Savaş Resmen Başladı.Irak'tan Sonra İran mı? ABD'nin Yeni Hesabı Ne?
İran'a yönelik saldırıları protesto eden gösteriler kanlı bitti: 9 ölü, 32 yaralı
İran'a yönelik saldırıları protesto eden gösteriler kanlı bitti: 9 ölü, 32 yaralı
ABD-İsrail İran’ı Vurdu: Orta Doğu’da Savaş Başladı, Hamaney’in Öldüğü İddiası Gündemde
ABD-İsrail İran’ı Vurdu: Orta Doğu’da Savaş Başladı, Hamaney’in Öldüğü İddiası Gündemde
ABD ve İsrail’in İran’a Saldırılarına Dünyadan Peş Peşe Tepkiler.Küresel Endişe: “Büyük Savaş” Uyarısı
ABD ve İsrail’in İran’a Saldırılarına Dünyadan Peş Peşe Tepkiler.Küresel Endişe: “Büyük Savaş” Uyarısı
  1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. "İsrail'in Gizli Verileri Ortaya Çıktı: Gazze'de Ölenlerin %83'ü Sivil"
GÜNDEM
Yayınlanma: 29 Ağustos 2025 - 08:44

"İsrail'in Gizli Verileri Ortaya Çıktı: Gazze'de Ölenlerin %83'ü Sivil"

İsrail’in gizli veritabanından sızan bilgiler, Gazze’deki savaşın gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koydu. Resmî açıklamalarda “terörist” olarak lanse edilen birçok kaybın aslında sivil olduğu belirlendi. Raporlara göre ölenlerin yüzde 83’ünü kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere siviller oluşturuyor. Bu bulgu, uzun süredir uluslararası kamuoyunun dile getirdiği “İsrail savaş suçları işliyor” iddialarını güçlendirirken, savaşın en ağır yükünü yine masumların taşıdığını gözler önüne serdi.

GÜNDEM
29 Ağustos 2025 - 08:44
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar

 

İsrail İstihbaratının Veri Tabanı

İsrail iç istihbaratına ait gizli bir veritabanından elde edilen bilgiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında öldürülen Filistinlilerin en az %83’ünün sivil olduğunu ortaya koymaktadır. +972 Magazine, Local Call ve The Guardian tarafından yürütülen bir soruşturma, bu verileri kamuoyuyla paylaşmıştır.

Hamas ve Filistin İslami Cihadı (PIJ) militanlarının ölümlerini kaydeden bu gizli veritabanından elde edilen rakamlar, savaş boyunca İsrail ordusu ve hükümet yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarla ciddi biçimde çelişmektedir. Resmî açıklamalarda, sivil ve militan ölümleri arasındaki oranın genellikle 1:1 ya da 2:1 olduğu öne sürülmüştür. Ancak gizli veriler, İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanının, modern savaş tarihinde nadiren görülen bir sivil ölüm oranına ulaştığını doğrular niteliktedir.

Gizli Veritabanının İçeriği

İsrail ordusu, Askerî İstihbarat Müdürlüğü (Aman) tarafından yönetilen bu veritabanının varlığını teyit etmiştir. Veritabanına aşina olan birçok istihbarat kaynağı, ordunun militan kayıplarına ilişkin tek güvenilir istatistiksel kaynak olarak burayı esas aldığını belirtmiştir.

Veritabanı, Hamas ve İslami Cihad’ın askerî kanatlarında aktif olduğu kabul edilen toplam 47.653 Filistinlinin ismini içermektedir. Buna göre 34.973 kişi Hamas, 12.702 kişi ise İslami Cihad mensubu olarak sınıflandırılmıştır.

Mayıs 2025 itibarıyla, İsrail ordusu yaklaşık 8.900 militanın öldürüldüğünü değerlendirmektedir. Bu sayının 7.330’u “kesin olarak öldürüldüğü”, 1.570’i ise “muhtemelen öldürüldüğü” şeklinde kaydedilmiştir.

Sivil Kayıpların Oranı

Gazze Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı toplam ölüm verileri siviller ile militanlar arasında ayrım yapmamaktadır. Ancak İsrail ordusunun gizli veritabanı ile karşılaştırıldığında, üç ay öncesine kadar (ölü sayısının 53.000’e ulaştığı dönemde) savaşın sivil kayıplara ilişkin yaklaşık oranı hesaplanabilmektedir.

Kesin ve muhtemel militan ölümleri hesaba katıldığında, Gazze’de hayatını kaybedenlerin %83’ünden fazlası sivildir. Sadece kesin ölümler dikkate alındığında ise oran %86’nın üzerine çıkmaktadır.

Sayılarla Oynama

Savaşın ilk aşamalarından itibaren İsrailli yetkililer, sivillerin kasıtlı olarak hedef alındığı yönündeki suçlamaları reddetme çabasına girmiştir. Ancak açıklanan rakamlar tutarsızdır.

Kasım 2023’te üst düzey bir yetkili 10.000’den fazla militanın öldürüldüğünü ima etmiştir. Bir ay sonra açıklanan resmî değerlendirmede ise sayı 7.860 olarak verilmiştir. 2024 yılı boyunca da bu tutarsızlık devam etmiştir.

Örneğin, Şubat 2024’te İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü 13.000 Hamas mensubunun öldürüldüğünü iddia etmiş, bir hafta sonra bu sayı 12.000’e düşürülmüştür. Ağustos 2024’te 17.000 denilmiş, iki ay sonra 14.000’e indirilmiştir. Kasım 2024’te Netanyahu, “20.000’e yakın” ifadesini kullanmıştır.

Sivil Kayıpların Militan Olarak Raporlanması

Araştırmalara göre, birçok durumda sivil kayıplar yanlış bir şekilde militan olarak rapor edilmiştir. Örneğin Refah’ta konuşlanmış bir tabur, yaklaşık 100 Filistinliyi öldürmüş ve tamamını “terörist” olarak kaydetmiştir. Ancak taburda görevli bir subay, bu kişilerden yalnızca ikisinin silahlı olduğunu belirtmiştir.

Benzer şekilde, Haaretz’in araştırmasına göre Netzarim Koridoru’nda öldürüldüğü iddia edilen 200 “teröristten” yalnızca 10’unun Hamas mensubu olduğu doğrulanabilmiştir.

Manipülasyon İddiaları

Nisan 2024’te İsrail Meclisi Dışişleri ve Savunma Komitesi üyeleri, ordu tarafından sunulan militan kaybı sayılarını sorgulamış ve ordunun sivil kayıpları militan olarak gösterdiğini tespit etmiştir.

Bir istihbarat görevlisi, bu durumu şu sözlerle özetlemiştir:
“Çok sayıda Hamas mensubunun öldürüldüğünü bildiriyoruz ama bence ölü olarak raporladığımız kişilerin çoğu aslında Hamas mensubu değil. İnsanlar öldükten sonra ‘terörist’ rütbesine yükseltiliyor.”

“Sürekli Yalan Söylüyorlar”

İsrail ordusunun elit sinyal istihbaratı birimi 8200 Birliği’nde görevli askerlerin ifadelerine göre, savaş boyunca ölüm sayıları bir “başarı ölçütü” olarak görülmüş ve sayılar üzerinden propaganda yapılmıştır.

Emekli Tümgeneral Itzhak Brik, bu kültürü şöyle özetlemiştir:
“Bir ölçüt yarattılar: Ne kadar çok öldürürsen, o kadar başarılısın. Bunun sonucunda da, kaç kişiyi öldürdükleri konusunda yalan söylediler. Bu, İsrail tarihindeki en büyük aldatmacalardan biri.”

Stratejik Hedefler ve Sivil Kayıplar

İstihbarat veritabanına göre, İsrail yalnızca militan olarak gördüğü kişilerin beşte birini öldürmüştür. Buna karşın, Amerikan istihbaratına göre Hamas savaş boyunca 15.000 yeni militanı saflarına katmıştır.

Ancak üst düzey İsrailli yetkililerin açıklamaları, hedefin yalnızca militanlar değil, tüm GAZZE halkı olduğunu göstermektedir. 7 Ekim sabahı dönemin Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’nin eşine, “Gazze yok edilecek” dediği; Aman Başkanı Aharon Haliva’nın ise “Çocuk olup olmaması artık önemli değil” ifadelerini kullandığı ortaya çıkmıştır.

Uluslararası Hukuka Aykırı Oranlar

Uluslararası hukuk, “kabul edilebilir” bir sivil kayıp oranı belirlemez; saldırılar “orantılılık” ilkesi çerçevesinde değerlendirilir. Ancak İsrail ordusu, üst düzey bir Hamas komutanını hedef alırken 100’den fazla, daha alt düzey bir militan için ise 20’ye kadar sivilin öldürülmesine izin vermiştir.

Bu durum, Gazze’de modern savaşlar açısından son derece yüksek sivil kayıp oranlarının oluşmasına yol açmıştır. UCDP verilerine göre, bu oran tarihte sadece Srebrenica, Ruanda soykırımları ve Rusya’nın Mariupol kuşatması sırasında daha yüksek olmuştur.

Ordu Sözcülüğünün Açıklamaları

+972 ve Local Call, Temmuz ayı sonunda IDF Sözcülüğü’ne bulgularını yöneltmiş, ordu ise şu yanıtı vermiştir:
“Savaş boyunca Gazze’de etkisiz hale getirilen terörist sayısına dair kapsamlı değerlendirmeler yapılmıştır. Bu sayıma ilişkin süreç, sahadaki kuvvetlerin durumu ve istihbarat bilgileri temel alınarak; farklı kaynakların çapraz kontrolü ile yürütülmektedir.”

Üç hafta sonra The Guardian’ın sorusuna verilen yanıtta ise ordu, “Makalede sunulan rakamlar yanlış olup, IDF sistemlerinde bulunan verileri yansıtmamaktadır” ifadesiyle bulguları reddetmiştir.

HİCRETHABER // AHMET CEKİN

Filistin Diplomasi Merkezi, işgal rejimi basın ve medya organlarını takip ederek işgal cephesinin iç dinamiklerini ve durumunu takip etmektedir. Bu anlamda Yuval Abraham’ın ‘+972 Magazine’ sayfasında yayınlanan ‘’İsrail İstihbaratının Veri Tabanı’’ başlıklı yazısını Türkçeye çevirerek istifadeye sunmuştur. İsrail İstihbaratının Veri Tabanı İsrail iç istihbaratına ait gizli bir veritabanından elde edilen bilgiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında öldürülen Filistinlilerin en az %83’ünün sivil olduğunu ortaya koymaktadır. +972 Magazine, Local Call ve The Guardian tarafından yürütülen bir soruşturma, bu verileri kamuoyuyla paylaşmıştır. Hamas ve Filistin İslami Cihadı (PIJ) militanlarının ölümlerini kaydeden bu gizli veritabanından elde edilen rakamlar, savaş boyunca İsrail ordusu ve hükümet yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarla ciddi biçimde çelişmektedir. Söz konusu resmi açıklamalarda, sivil ve militan ölümleri arasındaki oranın genellikle 1:1 ya da 2:1 olduğu öne sürülmüştür. Ancak gizli veriler, İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanının, modern savaş tarihinde nadiren görülen bir sivil ölüm oranına ulaştığını ileri süren çeşitli araştırmaların bulgularını doğrular niteliktedir. İsrail ordusu, Askerî İstihbarat Müdürlüğü (İbranice kısaltmasıyla “Aman”) tarafından yönetilen bu veritabanının varlığını teyit etmiştir. Veritabanına aşina olan birçok istihbarat kaynağı, ordunun militan kayıplarına ilişkin tek güvenilir istatistiksel kaynak olarak bu veritabanını esas aldığını belirtmiştir. Bu kaynaklardan biri durumu şu ifadeyle özetlemiştir: “Başka kontrol edilecek bir yer yok.” Veritabanı, Aman tarafından Hamas ve İslami Cihad’ın (PIJ) askerî kanatlarında aktif olduğu kabul edilen toplam 47.653 Filistinlinin ismini içermektedir. Kaynaklara göre bu liste, İsrail ordusunun söz konusu gruplardan ele geçirdiği iç belgeler temel alınarak oluşturulmuştur (bu belgelerin doğruluğu +972, Local Call ve The Guardian tarafından bağımsız olarak teyit edilememiştir). Veritabanında, 34.973 kişi Hamas mensubu, 12.702 kişi ise İslami Cihad mensubu olarak sınıflandırılmıştır. Az sayıda kişi her iki grupta da aktif olarak listelenmişse de, bu bireyler toplam sayımda yalnızca bir kez hesaba katılmıştır. Mayıs 2025 tarihinde elde edilen verilere göre, İsrail ordusu 7 Ekim’den bu yana yaklaşık 8.900 militanı öldürdüğünü değerlendirmektedir. Bu sayının 7.330’u “kesin olarak öldürüldüğü” kabul edilen, 1.570’si ise “muhtemelen öldürüldü” şeklinde kayıtlara geçmiştir. Öldürüldüğü düşünülen militanların büyük çoğunluğu alt düzeyde yer almaktadır; ordu, veritabanında adı geçen toplam 750 üst düzey Hamas mensubundan yalnızca 100 ila 300’ünün öldürülmüş olabileceğini tahmin etmektedir. Veritabanına aşina bir kaynak, ordu tarafından öldürüldüğü kesin olarak kabul edilen her bir militan ismine özel bir istihbarat bilgisinin eşlik ettiğini ve bu şekilde bu kişilerin öldürüldüğü yönündeki değerlendirmenin gerekçelendirildiğini belirtmiştir. +972, Local Call ve The Guardian, bu veritabanından yalnızca sayısal verilere ulaşabilmiş; isimler ve ek istihbarat raporlarına ise erişememiştir.Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından günlük olarak yayımlanan toplam ölüm verileri (ki Local Call geçtiğimiz yıl bu verilerin İsrail ordusu tarafından dahi güvenilir kabul edildiğini ortaya koymuştur), siviller ile militanlar arasında bir ayrım yapmamaktadır. Ancak, İsrail ordusuna ait iç veritabanından Mayıs ayında elde edilen militan ölümlerine ilişkin rakamlar ile Sağlık Bakanlığı’nın toplam ölüm sayısı karşılaştırıldığında, üç ay öncesine kadar (ölü sayısının 53.000’e ulaştığı döneme kadar) savaşın sivil kayıplara ilişkin yaklaşık oranı hesaplanabilmektedir. Eğer “kesin” ve “muhtemel” militan ölümlerinin tamamının toplam ölü sayısına dâhil olduğu varsayılırsa, Gazze’de hayatını kaybedenlerin %83’ünden fazlasının sivil olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Sadece “kesin” ölümler hesaba katıldığında ise bu oran %86’nın üzerine çıkmaktadır. İstihbarat kaynakları, iç veritabanında kayıtlı olan rakamların muhtemelen gerçekte öldürülen toplam militan sayısının altında olduğunu da belirtmektedir. Zira bu veritabanı; kimlik tespiti yapılamamış olan Hamas ya da PIJ üyelerini, bu gruplara resmî olarak bağlı olmayan ancak çatışmalara katılan Gazze halkını, ve İsrail’in meşru hedef olarak gördüğü — ancak uluslararası hukuka göre sivil kabul edilen — belediye başkanları ve hükümet yetkilileri gibi siyasi aktörleri içermemektedir. Ancak bu durum, sivil kayıpların oranının yukarıda hesaplanandan daha düşük olduğu anlamına gelmemektedir; aksine, bu oran daha da yüksek olabilir. Son dönemde yapılan araştırmalar, Gazze Sağlık Bakanlığı’nın şu anda yaklaşık 62.000 olarak bildirdiği toplam ölüm sayısının, İsrail’in saldırıları sonucunda yaşanan gerçek can kaybını ciddi ölçüde eksik yansıttığını öne sürmektedir. Gerçek kayıpların, bildirilen sayıların onlarca bin üzerinde olabileceği değerlendirilmektedir. Sayılarla Oynama Savaşın daha ilk aşamalarından itibaren, İsrailli yetkililer Gazze’deki sivillerin kasıtlı biçimde hedef alındığı yönündeki suçlamaları reddetme çabasına girmiştir. Aralık 2023’te, toplam ölü sayısı 16.000’e ulaşmışken, İsrail ordusunun uluslararası sözcüsü Jonathan Conricus, CNN’e yaptığı açıklamada, İsrail’in her bir militan için iki sivil öldürdüğünü belirtmiş ve bu oranı “son derece olumlu” şeklinde nitelendirmiştir. Mayıs 2024’te ölü sayısı 35.000’e ulaştığında ise Başbakan Benjamin Netanyahu, bu oranın gerçekte 1:1’e yakın olduğunu iddia etmiş ve bu söylemini Eylül 2024’te de tekrar etmiştir. İsrail’in 7 Ekim’den bu yana kaç militan öldürdüğüne dair kamuoyuna yaptığı açıklamalardaki rakamlar, çoğu zaman herhangi bir tutarlılık göstermemektedir. Kasım 2023’te, üst düzey bir güvenlik yetkilisi İsrail'in Ynet haber sitesine yaptığı açıklamada, 10.000’in üzerinde militanın öldürüldüğünü ima etmiştir. Ancak bir ay sonra hükümete sunulan resmî askerî değerlendirmede bu sayı 7.860 olarak verilmiştir. Militan ölümlerine ilişkin açıklanan rakamlardaki tutarsızlıklar 2024 yılı boyunca da devam etmiştir. Şubat ayında İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü, İsrail’in 13.000 Hamas mensubunu öldürdüğünü iddia etmiştir; ancak yalnızca bir hafta sonra ordu, bu sayıyı 12.000 olarak revize etmiştir. Ağustos 2024’e gelindiğinde ise ordu, Hamas ve İslami Cihad’a mensup toplam 17.000 militanın öldürüldüğünü ilan etmiştir — fakat bu sayı, yalnızca iki ay sonra tekrar düşürülerek, “yüksek olasılıkla öldürüldüğü” değerlendirilen 14.000 kişiye indirgenmiştir. Kasım 2024’te ise Başbakan Netanyahu, bu sayının “20.000’e yakın” olduğunu ileri sürmüştür.Bu açıklamalar, militan kayıplarına ilişkin verilerin yalnızca tutarsız değil, aynı zamanda siyasi veya propagandif amaçlarla da manipüle edilebildiğini göstermektedir. Bu yıl Ocak ayında yaptığı emeklilik konuşmasında, dönemin Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 20.000 militanı öldürdüğünü yeniden dile getirmiştir. Haziran ayında ise, Bar-Ilan Üniversitesi bünyesindeki sağ eğilimli Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi, askerî kaynaklara dayanarak Gazze’deki militan ölümlerinin 23.000’e ulaştığını iddia etmiştir. Ancak +972, Local Call ve The Guardian'a konuşan istihbarat kaynakları, bu tür açıklamaların bazılarının, ordunun Güney Komutanlığı tarafından tutulan eski ve hatalı bir veritabanına dayandığını belirtmiştir. Bu veritabanı, geçen yılın sonlarında, herhangi bir isim listesi içermeksizin yaklaşık 17.000 militanın öldürüldüğünü tahmin etmişti. Bir istihbarat kaynağı, bu durumu şu ifadeyle özetlemiştir: “Bu sayılar, Güney Komutanlığı’nın uydurma hikâyeleridir.” Güney Komutanlığı’nın bu tür abartılı raporlarının, sahadaki komutanlardan gelen hatalı beyanlara dayandığı düşünülmektedir. Alt kademedeki askerlerin, çoğu zaman sivil ölümleri yanlış bir şekilde militan olarak raporladığı belirtilmiştir. Örneğin, +972 ve Local Call, yakın zamanda Refah’ta konuşlanmış bir tabura ilişkin bir vakayı ortaya çıkarmıştır: Söz konusu tabur, yaklaşık 100 Filistinliyi öldürmüş ve tamamını “terörist” olarak kayda geçirmiştir. Ancak taburda görevli bir subay, bu kişilerden yalnızca ikisinin silahlı olduğunu, geri kalanların ise silahsız siviller olduğunu ifade etmiştir. Benzer şekilde Haaretz gazetesi tarafından geçtiğimiz yıl yapılan bir soruşturmada da, IDF Sözcülüğü’nün 252. Tümen’in Netzarim Koridoru’nda öldürdüğünü iddia ettiği 200 “teröristten” yalnızca 10’unun Hamas mensubu olduğunun doğrulanabildiği ortaya konmuştur. Nisan 2024’te, sağ eğilimli Israel Hayom gazetesi, İsrail Meclisi (Knesset) Dışişleri ve Savunma Komitesi’nin bazı üyelerinin, ordu tarafından kendilerine sunulan militan kaybı sayılarına dair güvenilirlik sorgulamalarında bulunduğunu bildirmiştir. Komite üyeleri, ordunun kendi verilerini inceledikten sonra, gerçek rakamın açıklanandan çok daha düşük olduğunu ve ordunun, sivil ve militan ölümleri arasında “2:1 oranı yaratmak” amacıyla militan kaybı sayılarını abarttığını tespit etmiştir. Sahada birliklere eşlik etmiş bir istihbarat görevlisi, +972, Local Call ve The Guardian’a şu değerlendirmede bulunmuştur: “Çok sayıda Hamas mensubunun öldürüldüğünü bildiriyoruz ama bence ölü olarak raporladığımız kişilerin çoğu aslında Hamas mensubu değil. İnsanlar öldükten sonra ‘terörist’ rütbesine yükseltiliyor. Eğer tugayın söylediklerine kulak verseydim, bölgede Hamas militanlarının %200’ünü öldürdüğümüz sonucuna varırdım.” Bu açıklamalar, İsrail ordusunun savaş sürecindeki kayıplara ilişkin istatistiklerinde sistematik olarak sayısal manipülasyon yapıldığına, özellikle sivil ölümleri militan olarak sınıflandırma eğilimine ve bu yolla uluslararası kamuoyunun tepkisini yumuşatma çabasına işaret etmektedir.Resmî bir güvenlik kaynağı, istihbarat veritabanı kullanılmadan önce ordunun militan kayıplarına ilişkin verdiği sayılar — örneğin 17.000 gibi — büyük ölçüde komutan beyanlarına dayanan birer “tahmin” olduğunu doğrulamıştır. Kaynak, bu durumu şöyle açıklamıştır: “Sayımlama yöntemi değişti. Savaşın başında, [yalnızca] komutanların ‘beş terörist öldürdüm’ demesine dayanıyorduk.” Buna karşılık, istihbarat veritabanı birey bazında yapılan analizlere dayanmaktadır ve ordu tarafından “yüksek düzeyde kesinlik” ile güvenilebilecek tek sayı olarak değerlendirilmektedir — gerçekte sayının bunun üzerinde olabileceği varsayımıyla bile. Kaynak ayrıca, siyasi liderlerin kamuoyuna açıkladığı sayıların, mevcut istihbarat verileriyle uyumlu veya koordineli olmadığını da ifade etmiştir. Filistinli analist Muhammed Şehade, +972, Local Call ve The Guardian’a yaptığı açıklamada, söz konusu istihbarat veritabanındaki rakamların, Hamas ve İslami Cihad yetkililerinin kendisine ilettiği sayılarla büyük ölçüde örtüştüğünü söylemiştir. Aralık 2024’te, bu gruplar İsrail’in yaklaşık 6.500 mensuplarını — siyasi kanat dahil — öldürdüğünü tahmin ettiklerini aktarmışlardır. “Sürekli yalan söylüyorlar” 7 Ekim’in hemen ardından, İsrail ordusunun elit sinyal istihbaratı birimi olan 8200 Birliği’nin o dönemki komutanı Yossi Sariel, astlarıyla her gün Gazze’de öldürülen Hamas ve PIJ mensuplarının sayısını gösteren bir grafik paylaşmaya başlamıştır. Bu grafik, konuya aşina üç kaynağa göre, “savaş panosu” (war dashboard) olarak adlandırılmış ve Sariel tarafından ordunun başarısının bir göstergesi olarak sunulmuştur. Sariel’in astlarından biri durumu şu şekilde aktarmıştır: “Veri, veri, veri — buna çok önem veriyordu. Her şeyi nicel olarak ölçme ihtiyacı vardı. Etkinlik göstermek, her şeyi daha akıllı ve teknolojik hale getirme çabası vardı.” Bir başka kaynak ise durumu şu şekilde betimlemiştir: “Futbol maçına benziyordu; subaylar etrafına toplanmış, panodaki sayıların yükselmesini izliyorlardı.” (Yossi Sariel, yorum talebine yanıt vermemiş ve IDF Sözcülüğü’ne yönlendirmiştir.) Bu anlatımlar, İsrail ordusunun savaşın seyri boyunca ölüm sayılarını yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda siyasi ve psikolojik bir araç olarak nasıl yapılandırdığını; ancak bu verilerin çoğu zaman güvensiz kaynaklara dayandığını veya istismar edildiğini açıkça göstermektedir. İsrail ordusunda uzun yıllar komutan olarak görev yapan ve daha sonra Asker Şikâyetleri Denetçisi (Ombudsman) olarak hizmet veren Tümgeneral (E) Itzhak Brik, bu zihniyetin nasıl bir yalan kültürünü beslediğini şöyle açıklamıştır: “Bir ölçüt yarattılar: Ne kadar çok öldürürsen, o kadar başarılısın. Bunun sonucunda da, kaç kişiyi öldürdükleri konusunda yalan söylediler.” Brik, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcülüğü tarafından kamuoyuna kamuoyuna sunulan rakamları ise şu sözlerle değerlendirmiştir:“Bu, İsrail tarihindeki en büyük aldatmacalardan biri.” Bu ifadeler, savaşın gidişatını ve kamuoyunun algısını şekillendirmek için ölüm sayılarının nasıl araçsallaştırıldığını ve üst düzey isimlerin dahi bu durumu derin bir kurumsal sorun olarak gördüğünü göstermektedir. “Tüm askeri ve siyasi kademeler sürekli yalan söylüyor,” diye ekledi Brik. “Her baskında, IDF Sözcülüğü duyurularında ‘Yüzlerce terörist öldürüldü’ denir,” diye devam etti. “Yüzlercesi gerçekten öldürüldü, ancak onlar terörist değildi. Açıkçası, açıklanan sayılar ile gerçekte olup bitenler arasında hiçbir bağlantı yok.” Gazze’de ordunun öldürdüğü kişilerin cesetlerini incelemek ve teşhis etmekle görevli askerlerle konuştuğunda, kendisine şu ifadeyi kullandıklarını aktardı: “Orduyun öldürdüğünü söylediği herkesin çoğu [sivildir]. Kesin.” Son iki yılda İsrail’in saldırıları nedeniyle Hamas ve İslami Cihad önemli ölçüde zayıflamış; bu grupların üst düzey komutanlarının çoğu hayatını kaybetmiş ve askeri altyapıları ciddi biçimde zarar görmüştür. Ancak, istihbarat veritabanından elde edilen verilere göre, İsrail sadece kendisinin militan olarak gördüğü kişilerin beşte birini öldürmüştür. Amerikan istihbarat tahminleri ise savaş sırasında Hamas’ın 15.000 yeni militanı saflarına kattığını; yani İsrail’in öldürdüğünün iki katı sayıda militan olduğunu göstermektedir. Buna karşın, savaşın başından itibaren İsrail liderliği ve üst düzey askerî komutanlık tarafından dile getirilen yaygın soykırımcı söylemler, hedefin yalnızca militanlar değil, Gazze’deki tüm Filistinlilere zarar vermek olduğu izlenimini uyandırmaktadır. 7 Ekim sabahı, o dönemin Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’nin eşine, “Gazze yok edilecek” dediği yakın zamanda yayımlanan bir podcast’te ortaya çıkmıştır. Ayrıca, geçen hafta İsrail’in Kanal 12’sinde yayımlanan sızdırılmış bir kayıtta, o dönemin Aman (Askerî İstihbarat Direktörlüğü) Başkanı Aharon Haliva’nın, 7 Ekim’de bir İsrailli öldüğünde “50 Filistinli’nin ölmesi gerektiğini” söylediği ve “Çocuk olup olmaması artık önemli değil” ifadelerini kullandığı duyurulmuştur. Bu açıklamalar, savaşın başlangıcından itibaren uygulanan stratejinin ve söylemin, uluslararası hukuka açıkça aykırı biçimde sivil nüfusu hedef aldığını ve geniş çaplı yıkımı meşrulaştırma çabası olduğunu güçlü biçimde ortaya koymaktadır. Uluslararası hukuk, “kabul edilebilir” bir sivil kayıp oranı belirlemez; bunun yerine her saldırıyı “orantılılık” ilkesi çerçevesinde değerlendirir. Bu bağlamda, +972 ve Local Call kuruluşları, Kasım 2023’te yayımladıkları bir haberde, İsrail ordusunun 7 Ekim’den sonra sivil kayıplara ilişkin kısıtlamaları önemli ölçüde gevşettiğini ortaya koymuştur. Buna göre, İsrail ordusu, üst düzey bir Hamas komutanını hedef alan suikast girişimlerinde 100’den fazla Filistinli sivilin öldürülmesine; daha alt düzey militanlar için ise 20’ye kadar sivilin öldürülmesine izin vermiştir. Uzmanlara göre, bu ateş politikası ve 7 Ekim sonrası yaygın intikam kültürünün sonucu olarak Gazze’de ortaya çıkan sivil kayıp oranı, modern savaşlar açısından son derece yüksektir. Bu oran, özellikle Suriye ve Sudan’daki sivil kayıpların yaygın ve ayrım gözetmeyen şekilde gerçekleştiği iç savaşlar gibi çatışmalarla kıyaslandığında dahi dikkat çekicidir.“Öldürülenler arasındaki sivil oranı, özellikle bu durumun bu kadar uzun süre devam etmesi sebebiyle, olağanüstü yüksek olur,” dedi Uppsala Çatışma Veri Programı’ndan (UCDP) Therese Pettersson. UCDP, dünya genelinde sivil kayıplarına ilişkin veri toplamaktadır. Pettersson, daha geniş bir çatışma içinde belirli bir şehir veya savaşın seçilmesi durumunda benzer sivil kayıp oranlarının bulunmasının mümkün olduğunu ancak “çok nadiren” bir savaşın tamamı incelendiğinde bu tür oranlarla karşılaşıldığını ekledi. 1989’dan bu yana UCDP tarafından takip edilen küresel çatışmalarda, sivil ölümler oranı sadece Srebrenica (1992-95) ve Ruanda (1994) soykırımları ile Rusya’nın Mariupol’u üç ay kuşatması (2022) sırasında daha yüksek olmuştur, diye belirtti Pettersson. Gazze’de sivil ve militan kayıplarının kesin sayısı ancak bir ateşkes ilan edildiğinde net olarak hesaplanabilecektir. Ancak istihbarat veritabanı, İsrail’in yaklaşık iki yıldır dünyaya sunduğu rakamlardan çok daha yüksek bir sivil kayıp oranının varlığına işaret etmektedir. +972 ve Local Call, Temmuz ayı sonunda IDF Sözcülüğü’ne yorum talebiyle başvurmuş ve elde ettikleri bulguları çürütmeyen şu ifadeyi almıştır: “Savaş boyunca, Gazze Şeridi’nde etkisiz hale getirilen terörist sayısına dair kapsamlı istihbarat değerlendirmeleri yapılmıştır. Bu sayıma ilişkin süreç, sahadaki kuvvetlerin durumu ve istihbarat bilgileri temel alınarak; geniş bir yelpazedeki istihbarat kaynaklarının çapraz kontrolü ile yürütülen karmaşık bir istihbarat sürecidir.” Ancak üç hafta sonra, The Guardian’ın aynı veriler hakkında yorum talebine cevaben ordu, önceki yanıtını “yeniden ifade etmek istediğini” belirterek, herhangi bir açıklama yapmaksızın bulguları reddetmiştir: “Makalede sunulan rakamlar yanlış olup, IDF sistemlerinde bulunan verileri yansıtmamaktadır. Savaş boyunca, Gazze Şeridi’nde etkisiz hale getirilen terörist sayısı hakkında, BDA [bomba hasar değerlendirmesi] metodolojileri ve çeşitli kaynaklardan gelen verilerin çapraz kontrolü esas alınarak sürekli istihbarat değerlendirmeleri yapılmaktadır … [bunlar arasında] Gazze Şeridi’ndeki terörist örgütlere ait belgeler de bulunmaktadır.” Ordu sözcüsü, tek bir veri setine ilişkin sorulan sorulara neden farklı yanıtlar verdiklerine dair hemen bir açıklama yapmamıştır. * *The Guardian’dan Emma Graham-Harrison da bu habere katkı sağlamıştır.

# GAZZE# FİLİSTİN# CİA# MOSAD# MİT# SAVAŞ
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Çok Okunan Haberler
Orhan Kırım:
Orhan Kırım: "Sefaköy Esnafının Sorunlarını Dinlemeye Değil, Kökten...
Saadet Partisi Geleneksel İstanbul İl İftarı'nda Siyasetin Zirvesi Aynı Sofrada Buluştu
Saadet Partisi Geleneksel İstanbul İl İftarı'nda Siyasetin Zirvesi...
MEB’DEN 81 İLE RAMAZAN YAZISI: OKULLARDA ‘MAARİFİN KALBİNDE RAMAZAN’ ETKİNLİKLERİ BAŞLIYOR
MEB’DEN 81 İLE RAMAZAN YAZISI: OKULLARDA ‘MAARİFİN KALBİNDE RAMAZAN’...
Küçükçekmece Sinop Spor’dan Başhekime Hayırlı Olsun Ziyareti
Küçükçekmece Sinop Spor’dan Başhekime Hayırlı Olsun Ziyareti
ABD–İran Gerilimi Tırmanıyor: “Sınırlı Saldırı” Mesajı, Avrupa’dan Tahliye Çağrısı
ABD–İran Gerilimi Tırmanıyor: “Sınırlı Saldırı” Mesajı,...
Kabinede Sürpriz Revizyon: İçişleri ve Adalet Bakanı Değişti
Kabinede Sürpriz Revizyon: İçişleri ve Adalet Bakanı Değişti
Yeniden Refah Partisi'nde Yeni Ayrılık: Huzur Partisi Kuruldu
Yeniden Refah Partisi'nde Yeni Ayrılık: Huzur Partisi Kuruldu
Çeltek Köyü Dernek Başkanı Hayrullah Bolat:
Çeltek Köyü Dernek Başkanı Hayrullah Bolat: "Dernekçilik Gönül...
Mehmet Cem Özel'e Gece Yarısı Operasyonu Gibi Mesajlar: Kim Bu Tehditçi?
Mehmet Cem Özel'e Gece Yarısı Operasyonu Gibi Mesajlar: Kim Bu Tehditçi?
Akın Gürlek dava açmıştı: CHP Lideri Özgür Özel ve Murat Emir tazminat ödeyecek
Akın Gürlek dava açmıştı: CHP Lideri Özgür Özel ve Murat Emir...
Küçükçekmece'de Kaya Sebati Tuncay İlkokulu'nda
Küçükçekmece'de Kaya Sebati Tuncay İlkokulu'nda"Maarifin Kalbinde...
Yeşil Vadi Arsa Ofisi Ailesi İftarda Buluştu: “27 Yıldır İlkelerimizden Ödün Vermedik”
Yeşil Vadi Arsa Ofisi Ailesi İftarda Buluştu: “27 Yıldır İlkelerimizden...
İlginizi Çekebilir
Esendere Sınır Kapısı’nda Savaş Gölgesi: 2 Kilometrelik Tır Kuyruğu
Esendere Sınır Kapısı’nda Savaş Gölgesi: 2 Kilometrelik Tır Kuyruğu
Sultangazi Belediyesi Balkanlarda Ramazan’ı Gönül Sofralarıyla Taşıyor
Sultangazi Belediyesi Balkanlarda Ramazan’ı Gönül Sofralarıyla Taşıyor
İNCİRLİK İDDİALARINA NET YANIT: “ÜS TÜRKİYE’YE AİT, KOMUTANI TÜRK”
İNCİRLİK İDDİALARINA NET YANIT: “ÜS TÜRKİYE’YE AİT, KOMUTANI...
Saldırılardan Tek Tek Kurtuluyor: İsmail Kaani Ajan mı?
Saldırılardan Tek Tek Kurtuluyor: İsmail Kaani Ajan mı?
İran Basını Duyurdu: Ahmedinejad’ın Öldürüldüğü İddia Edildi
İran Basını Duyurdu: Ahmedinejad’ın Öldürüldüğü İddia Edildi
İran’da Tarihi Dönüş: Hamaney’in Yerine Arafi Geçti
İran’da Tarihi Dönüş: Hamaney’in Yerine Arafi Geçti
İRAN'DA TARİHİ DÖNÜM NOKTASI: ALİ HAMANEY HAYATINI KAYBETTİ
İRAN'DA TARİHİ DÖNÜM NOKTASI: ALİ HAMANEY HAYATINI KAYBETTİ
ABD-İsrail İran’ı Vurdu: Orta Doğu’da Savaş Başladı, Hamaney’in Öldüğü İddiası Gündemde
ABD-İsrail İran’ı Vurdu: Orta Doğu’da Savaş Başladı, Hamaney’in...
“Ekümeniklik İddiası Hukuka Aykırı”Fatih Kaymakamlığı Neden Sessiz?
“Ekümeniklik İddiası Hukuka Aykırı”Fatih Kaymakamlığı Neden...
Hukuk, Demokrasi ve Barış Vurgusu: Komisyon Toplantısında Kritik Açıklamalar
Hukuk, Demokrasi ve Barış Vurgusu: Komisyon Toplantısında Kritik Açıklamalar

Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">