İsrail'den Haritalı Sürgün Talimatı
İsrail ordusunun Arapça Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin küçük bloklara bölündüğü bir harita paylaştı. Haritada “yasak bölgeler” kırmızı renkle işaretlenirken, Han Yunus’un 36, 40 ve 89 numaralı bloklarında yaşayan Filistinlilerin bölgeyi terk etmeleri istendi.
Adraee, sivillerin kuzeydeki Deyr el-Belah kentine gitmeleri ve bir daha geri dönmemeleri gerektiğini belirtti. Bu çağrı, Gazze’deki Filistinlilerin bir kez daha kitlesel zorunlu göç tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını gösteriyor.
Gazze’ye Yine Tanklar Girdi
İsrail'in zorla tahliye tehdidinin gölgesinde, orduya bağlı 98. Zırhlı Tugay birliklerinin Gazze Şeridi’ne tekrar girdiği bildirildi. Han Yunus çevresinde bombardımanlar artarken, özellikle sivillerin yaşadığı bölgelerin hedef alınması, savaşın insani boyutunu yeniden gözler önüne serdi.
Gazze’de Kan Durmuyor: Kayıplar Artıyor
İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda can kaybı her geçen gün artıyor. Son resmi verilere göre, en az 56 bin 647 Filistinli hayatını kaybetti, 134 bin 105 kişi ise yaralandı. İsrail'in ateşkesi bozduğu 18 Mart’tan bu yana gerçekleşen saldırılarda ise 6 bin 315 kişi yaşamını yitirdi, 22 bin 64 kişi yaralandı.
Ateşkes Girişimleri Gölge Altında
İsrail ve Hamas arasında sürdürülen ateşkes ve esir takası müzakereleri henüz bir sonuca ulaşmazken, İsrail’in sahada saldırılarını artırması, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatıyor. Zorla tahliye edilen sivillerin güvenliğinin sağlanamaması ve sürekli göç baskısı altına alınması ise bölgede kalıcı barış umutlarını her geçen gün daha da karartıyor.
İnsani Felaket Derinleşiyor
Han Yunus’tan zorla çıkarılmak istenen sivillerin gidecek güvenli bir yeri yok. Deyr el-Belah gibi bölgeler de nüfusun yoğunlaştığı, altyapının çöktüğü yerler arasında yer alıyor. Uluslararası hukuk açısından savaş suçu niteliği taşıyan bu tür zorunlu göçler, Filistin halkının yıllardır yaşadığı travmaları ve yoksunluğu derinleştiriyor.
İsrail'in sürgün tehdidi ve saldırıları, Gazze'de insani felaketi daha da büyütürken, uluslararası kamuoyunun bu sessizliğe daha ne kadar devam edeceği ise merak konusu.































