The Telegraph gazetesi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından dikkat çeken bir analiz yayımladı. Analizde, İran’ın elinde yalnızca füze ve insansız hava araçları değil, çok daha etkili bir stratejik koz bulunduğu öne sürüldü. Bu kozun, Körfez ülkelerinin hayati öneme sahip su altyapısı olduğu ifade edildi.
Körfez’de Kritik Zafiyet: Su Altyapısı
Haberde, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin içme suyunun büyük bölümünü tuzdan arındırma tesislerinden sağladığına dikkat çekildi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Umman gibi ülkelerde bu bağımlılığın oldukça yüksek olduğu vurgulandı.
Aşırı sıcaklıklar ve düşük yağış nedeniyle suyun hayati bir ihtiyaç haline geldiği bölgede, bu tesislerin stratejik bir zafiyet oluşturduğu belirtildi.
“Bir Hafta İçinde Kaos” Uyarısı
Analizde, İran’ın füze, İHA veya siber saldırılarla bu tesisleri hedef alabilecek kapasiteye sahip olduğu ifade edildi. Körfez ülkelerinde depolanan suyun yalnızca 7 ila 14 gün yeteceği belirtilirken, olası bir saldırının kısa sürede büyük bir insani krize yol açabileceği kaydedildi.
Suyun dışarıdan temin edilmesinin ise hem lojistik açıdan zor hem de milyarlarca dolarlık maliyet doğuracağı vurgulandı.
Enerji ve Su Bağlantısı
Haberde, tuzdan arındırma tesislerinin yüksek enerji tükettiğine dikkat çekilerek, bu yapıların çoğunlukla petrol ve doğal gaz altyapısıyla entegre çalıştığı belirtildi. Bu nedenle enerji tesislerine yönelik olası saldırıların da dolaylı olarak su krizine yol açabileceği ifade edildi.
“Savaşın Belirleyici Unsuru Su Olabilir”
Analizde, Körfez’de yaşanabilecek uzun süreli bir çatışmada petrolün değil suyun belirleyici unsur haline gelebileceği vurgulandı. Kurak bir coğrafyada su kıtlığının, enerji kaynaklarından çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
İran’ın ise su ihtiyacının büyük bölümünü nehirler, yer altı kaynakları ve rezervuarlardan karşıladığı, tuzdan arındırmanın toplam tedarikte yalnızca küçük bir paya sahip olduğu belirtilerek, bu durumun Tahran’a stratejik avantaj sağladığı kaydedildi.
Bölgesel ve Tarihsel Uyarı
Haberde ayrıca, suyun geçmişte de bir “silah” olarak kullanıldığına dikkat çekilerek, 1990 yılında Irak’ın Kuveyt’i işgali sırasında benzer stratejilerin gündeme geldiği hatırlatıldı.
Körfez genelinde 400’den fazla tuzdan arındırma tesisinin bulunduğu ve küresel üretimin yaklaşık yüzde 40’ının bu ülkeler tarafından sağlandığı ifade edilirken, olası bir saldırının sadece bölgesel değil küresel etkiler doğurabileceği uyarısında bulunuldu.

































