İRAN’da ekonomik kriz nedeniyle başlayan protestolar, kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüşürken ülkedeki gerilim her geçen gün daha da artıyor. Yönetimin internet bağlantılarını kesmesiyle birlikte bilgi akışı büyük ölçüde durma noktasına gelirken, insan hakları kuruluşları bu süreçte güvenlik güçlerinin müdahalesinin sertleştiğini ve can kayıplarının hızla yükseldiğini bildiriyor.
Sürecin fitili, 28 Aralık’ta başkent Tahran’daki Kapalıçarşı’da esnafın artan hayat pahalılığına karşı kepenk kapatmasıyla ateşlendi. Ekonomik taleplerle başlayan tepkiler, kısa sürede ülke geneline yayılarak rejim karşıtı bir harekete dönüştü. Gösterilerin yayılmasıyla birlikte İran yönetimi, sosyal medyayı ve interneti büyük ölçüde kısıtlama yoluna gitti. Ancak insan hakları örgütlerine göre bu adım, protestoları yatıştırmak yerine çatışma ortamını daha da derinleştirdi.
SOKAKLARDA ÇATIŞMA, ARAÇLAR ATEŞE VERİLDİ
Cumartesi gecesi protestocuların birçok kentte kitlesel olarak sokaklara çıktığı bildirildi. Fransız haber ajansı AFP’nin doğruladığı görüntülerde, Tahran’ın kuzeydoğusundaki Heravi bölgesinde araçların ateşe verildiği, protestocuların rejim karşıtı sloganlar attığı görüldü. Meşhed kentinde Vekil Abad Bulvarı’nda çekilen başka görüntülerde ise göstericiler ile güvenlik güçleri arasında sert çatışmalar yaşandığı kaydedildi.
İnternet kesintisi nedeniyle ülke genelindeki gelişmelere dair sağlıklı ve anlık bilgiye ulaşmak zorlaşırken, sahadan gelen sınırlı görüntüler ve tanık ifadeleri, müdahale şiddetinin giderek arttığına işaret ediyor.
CAN KAYBI KONUSUNDA ÇELİŞKİLİ RAKAMLAR
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), protestoların başlamasından bu yana 48’i güvenlik görevlisi, 4’ü sağlık çalışanı olmak üzere en az 538 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Aynı kaynak, 2 bin 600’ü aşkın kişinin yaralandığını ve yaklaşık 10 bin 600 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. HRANA ayrıca bir savcının da olaylar sırasında yaşamını yitirdiğini duyurdu.
Norveç merkezli Iran Human Rights ise can kaybını 192 olarak açıkladı. Rakamlar arasındaki büyük fark, internet kısıtlamaları nedeniyle sahadan doğrulanmış bilgiye ulaşmanın güçlüğünü gözler önüne seriyor.
New York merkezli Center for Human Rights in Iran (CHRI), görgü tanığı ifadelerine ve saha raporlarına dayanarak yüzlerce protestocunun öldürülmüş olabileceğini ileri sürdü. Tanıklar, hastanelerin dolup taştığını, kan stoklarının kritik seviyelere indiğini, cesetlerin üst üste yığıldığını ve can kaybının saatler içinde arttığını aktardı. Güvenlik güçlerinin keskin nişancılar, askeri tüfekler ve gözetleme dronları kullandığı, bazı protestocuların özellikle gözlerinden hedef alındığı iddiaları da raporlarda yer aldı.
TAHRAN’DA HAYAT DURMA NOKTASINDA
Protestoların etkisiyle başkent Tahran’da günlük yaşam neredeyse felç oldu. Birçok dükkân kapalı kalırken, açık olan işletmeler ise güvenlik güçlerinin yoğun konuşlanması nedeniyle öğleden sonra kepenk indiriyor. Et fiyatlarının protestoların başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktığı belirtilirken, ekonomik krizin derinleştiği gözleniyor.
Bu arada Londra’da düzenlenen bir protestoda göstericiler, İran Büyükelçiliği binasındaki bayrağı indirerek Şah dönemi bayrağını açtı. Eylem, yurt dışındaki İranlı muhaliflerin de sürece aktif biçimde dahil olduğunu gösterdi.
PEZEŞKİYAN: PROTESTOCULAR HALK DEĞİL, KIŞKIRTICILAR
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada göstericilerin itirazlarını tamamen reddetmediklerini söyledi. Pezeşkiyan, “Düşman, eğitilmiş teröristleri ülkeye soktu. Kargaşa çıkaranlar ve isyan edenler, protesto eden halk değildir. Biz protestocuların sesini duyuyoruz ve sorunlarını çözmek için çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail’i işaret eden Pezeşkiyan, “Bu ülkeler ‘Kargaşa çıkarın, öldürün, ardınızdan biz geliyoruz’ diye tembihliyor. Ailelerden ricam, çocuklarını bozgunculardan uzak tutsunlar” dedi.
PEHLEVİ’DEN SOKAK ÇAĞRISI
Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi ise protestolara destek çağrısını sürdürüyor. Sosyal medyada paylaştığı videoda, “Üç gecedir sokakları dolduran güçlü ve cesur varlığınızla Ali Hamaney’in baskısını ve rejimi ciddi şekilde zayıflattınız” diyen Pehlevi, halkı yeni gösterilere katılmaya davet etti.
ABD’DE MÜDAHALE SENARYOLARI MASADA
Öte yandan ABD merkezli Wall Street Journal, Washington’da İran’a yönelik askeri müdahale senaryolarının tartışıldığını yazdı. Habere göre, “Trump’ın tehditlerinin uygulanması gerekirse” İran’daki hangi hedeflerin vurulabileceği ve saldırıların nasıl yürütüleceği konusunda ön görüşmeler yapıldı. Masadaki seçeneklerden birinin, İran’daki askeri hedeflere yönelik geniş çaplı hava saldırısı olduğu öne sürüldü.
ABD Senatosu’nun şahin isimlerinden Lindsey Graham da sosyal medyadan İran halkına seslenerek Tahran yönetimini tehdit etti. Graham paylaşımında, “Uzun kâbusunuz yakında sona erecek. Fedakârlığınız Başkan Trump ve özgürlüğü seven herkes tarafından fark edildi. Yardım yolda” ifadelerini kullandı.
İRAN’DAN SERT YANIT
ABD ve İsrail’den gelen tehditlere İran’dan yanıt gecikmedi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Meclis’te yaptığı konuşmada, olası bir saldırıya karşı sert mesajlar verdi. Kalibaf, “ABD’nin askeri bir saldırısı halinde işgal altındaki topraklar ile ABD’nin askeri üsleri ve deniz taşımacılığı merkezleri bizim için meşru hedefler olacaktır” dedi.
İran’daki protestolar ve artan uluslararası gerilim, ülkeyi belirsiz ve tehlikeli bir sürece sürüklerken, gözler hem sokaklardaki gelişmelere hem de dış müdahale ihtimaline çevrilmiş durumda.
































