Reklam
Reklam

İngilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum…

Söz konusu İngilizce olduğunda en sık duyduğumuz cümle hiç kuşkusuz ki ‘İngilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum’ oluyor. Bu cümlenin yaygın olmasının en önemli sebebi ise İngilizceyi ezberci bir anlayışla öğrenmek ve bilgilerin aktif olarak öğrenilmemesidir.

İngilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum…

Söz konusu İngilizce olduğunda en sık duyduğumuz cümle hiç kuşkusuz ki ‘İngilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum’ oluyor. Bu cümlenin yaygın olmasının en önemli sebebi ise İngilizceyi ezberci bir anlayışla öğrenmek ve bilgilerin aktif olarak öğrenilmemesidir.

İngilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum…
15 Mart 2019 - 00:22
Reklam

Bu konuda dil öğrenme metodunun belirleyici bir rol üstlendiğini vurgulayan Berlitz Dil Okulları Müdürü Çağdaş Kardaş, bu önyargıyı kıracak önemli ipuçları verdi.
Ezberci sistemin sınırlarını aşmalısınız
Eğer birçok İngilizce kelime bilmenize rağmen sıra konuşmaya geldiğinde duraksıyor, aklınızdan çeviri yapmaya çalışıyor, bildiğiniz kelimelerin anlamlarını çıkarmaya çalışıyorsanız tam olarak İngilizce bildiğiniz söylenemez. Birkaç yaygın kalıp ve kelime yazarken işinizi kolaylaştırabilir ancak dil konuşabilmek için pasif bir öğrenmeden çok aktif bir konuşma süreci gereklidir. Bunu sağlamak içinse bu zamana kadar hep kağıt üzerinde kalan bilgileri, ezberci anlayışı bir kenara bırakmalı ve interaktif bir sürece dahil olmalısınız.
Konuşmak için önce dinlemelisiniz
Bir bebek konuşmayı önce dinleyerek sonra taklit ederek ve sonra yavaş yavaş konuşmaya başlayarak öğrenir. Bu öğrenme süreci tamamen duymak, dinlemek ve pratik yapmak üzerine kuruludur. Yani öncelikle dinlemeye odaklanılmalı, dinlemenin en az pratik yapmak kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Bu noktada günlük çalışma prensibinize dinleme aktivitelerini eklemeyi ihmal etmemelisiniz.
Konuşma pratiği yapmadan, konuşamazsınız
Dil öğrenmek için birçok yöntem vardır. Kursa veya yabancı bir ülkeye gidebilir, kitap, film, dizi gibi takviye yollar deneyebilirsiniz. Ancak öğrendiğinizi gerçek hayat senaryoları üzerinde uygulamazsanız akıcı bir şekilde konuşmanız çok zordur. Bu noktada dil öğrenmeyi bilimsel bir temelde ele alan ve bir bebeğin öğrenme biçimini yabancı dil sürecine dahil eden metotlar denemelisiniz. Mutlaka konuşmalı, ana dili İngilizce olan insanlarla iletişime geçmeli ve bunu bir rutin haline getirmelisiniz.


Doğru metotlar sizi başarıya ulaştırır
Bu zamana kadar birçok yöntemi denenmesine rağmen hala akıcı şekilde İngilizce konuşamamanın en büyük nedeni, yanlış yöntemlerdir. Dil öğrenmedeki standart yöntemlerin dışına çıkan ve kendi metodunu yaratan Berlitz, öğrencinin sınıfta konuşmasını, pratik yaparak öğrenmesini esas alıyor. Çok yönlü bir eğitim modeli olan Berlitz Metodu, modern eğitim süreçlerini yenilikçi öğrenme materyalleri ile entegre ederek kişiye yabancı dil konuşma becerisi kazandırıyor.  Konuşma yeteneklerine odaklanarak, öğrenme şeklini diyalog ve role-play içerikler üzerine inşa ediyor. Grameri kodlamadan sınıfta bol bol konuşma pratiği yaparak aktif bir şekilde öğretiyor. Anadilinde eğitim veren, özel eğitim almış ve deneyimli öğretmenler aracılığıyla hayata entegre edebilecekleri veriyi üretiyor, aktif ve kaliteli bir eğitim süreci geçirmesini sağlıyor.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum