• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
Erdoğan'dan Netanyahu'ya Sert Mesaj:
Erdoğan'dan Netanyahu'ya Sert Mesaj: "Akıbetleri Tarihteki Diğer Zalimler Gibi Olacaktır"
Kayapınar Belediyesi'nden Rahmi Koç Boykotu: Araç Alım İhalesi İptal Edildi
Kayapınar Belediyesi'nden Rahmi Koç Boykotu: Araç Alım İhalesi İptal Edildi
İstanbul Amatör Sporunda Güven Tazelendi: Ali Düşmez Yeniden Başkan
İstanbul Amatör Sporunda Güven Tazelendi: Ali Düşmez Yeniden Başkan
Bilim Şenliği'nde Çocuklar ve Gençler Keşfetmenin Keyfini Yaşadı
Bilim Şenliği'nde Çocuklar ve Gençler Keşfetmenin Keyfini Yaşadı
Kastamonu Kültürü Küçükçekmece'de Görkemli Bir Buluşmayla Tanıtılacak
Kastamonu Kültürü Küçükçekmece'de Görkemli Bir Buluşmayla Tanıtılacak
Küçükçekmece Belediyesi Mahallelinin Çağrısına Kulak Verecek mi?
Küçükçekmece Belediyesi Mahallelinin Çağrısına Kulak Verecek mi?
14 Yıllık Hasretin Eşiğinde Kalan Küçükçekmece Spor'dan Önemli Açıklama
14 Yıllık Hasretin Eşiğinde Kalan Küçükçekmece Spor'dan Önemli Açıklama
TÜGVA Hünerhane Yıl Sonu Sergisi Küçükçekmece'de Sanat ve Emeği Buluşturdu
TÜGVA Hünerhane Yıl Sonu Sergisi Küçükçekmece'de Sanat ve Emeği Buluşturdu
CHP'de Basın Özgürlüğüne Gölge Düşüren Olay: Akit TV Ekibine saldırı yapıldı.
CHP'de Basın Özgürlüğüne Gölge Düşüren Olay: Akit TV Ekibine saldırı yapıldı.
Saadet Partisi'nden Gençlere Çağrı: Siyasetin Merkezinde Olmalısınız
Saadet Partisi'nden Gençlere Çağrı: Siyasetin Merkezinde Olmalısınız
Sanat, Bilim ve Sosyal Sorumluluk Dünyası Cumhuriyet Ödüllerinde Buluştu
Sanat, Bilim ve Sosyal Sorumluluk Dünyası Cumhuriyet Ödüllerinde Buluştu
Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şubeleri: Eğitim Kurumları İdeolojik Çatışma Alanı Olamaz
Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şubeleri: Eğitim Kurumları İdeolojik Çatışma Alanı Olamaz
  1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Her 100 Kişiden 6'sı Antidepresan Kullanıyor! Prof. Dr. Şalcıoğlu'ndan Önemli Uyarılar
SAĞLIK
Yayınlanma: 07 Aralık 2025 - 09:53

Her 100 Kişiden 6'sı Antidepresan Kullanıyor! Prof. Dr. Şalcıoğlu'ndan Önemli Uyarılar

Pandemi sonrası ruhsal zorlanmaların arttığına dikkat çeken uzmanlara göre, Türkiye’de antidepresan kullanımı son 10 yılda neredeyse iki katına çıktı. İstinye Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, bugün her 100 kişiden 6’sının antidepresan kullandığını belirterek bu yükselişin toplumun kolektif olarak yaşadığı stres ve ruhsal yükün bir yansıması olduğunu ifade ediyor. Uzmanlar, Ruh Sağlığı Günü vesilesiyle erken destek ve psikolojik dayanıklılığın önemine vurgu yapıyor.

SAĞLIK
07 Aralık 2025 - 09:53
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Her 100 Kişiden 6’sı Antidepresan Kullanıyor! Prof. Dr. Şalcıoğlu’ndan Önemli Uyarılar
 

Antidepresan kullanımı son 10 yılda iki katına çıktı

10 Ekim tüm dünyada Ruh Sağlığı Günü olarak anılıyor ve ruh sağlığına dikkat çekiliyor. Özellikle pandemi sonrası antidepresan kullanımı giderek artış gösteriyor. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu’nun verdiği bilgilere göre, Türkiye’de antidepresan kullanımı son 10 yılda neredeyse iki katına çıktı. Bugün her 100 kişiden 6’sının antidepresan kullandığını belirten Şalcıoğlu, “Antidepresan kullanımındaki bu sıçrama toplumun kolektif olarak yaşadığı zorlanmayı yansıtıyor” dedi.

Ruh sağlığı sorunlarına dikkat çekmek için her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak anılıyor. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, bugün vesilesiyle Türkiye’deki ruh sağlığını değerlendirirken, güncel verileri de paylaştı.

Antidepresan kullanımı son 10 yılda iki katına çıktı

Türkiye’de antidepresan kullanımının son 10 yılda neredeyse iki katına çıktığını belirten Şalcıoğlu, şunları söyledi:

“2010’ların başında her 100 kişiden yaklaşık 3’ü düzenli antidepresan kullanırken, bugün bu sayı 6’ya yaklaştı. Pandemiyle birlikte bu artış daha da hızlandı: 2020 sonrası sadece iki yıl içinde piyasaya sürülen antidepresan miktarında yaklaşık 10 milyon kutuluk bir artış yaşandı. Bu veriler, toplumda ruh sağlığı sorunlarının artışıyla birlikte sosyal koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıkları da düşündürüyor.”

Antidepresan kullananların yüzde 70’i kadın

Antidepresan kullanımında en büyük farkın kadınlarda görüldüğünü belirten Prof. Dr. Şalcıoğlu, şöyle devam etti:“Reçetelerin yaklaşık yüzde 70’i kadınlara yazılıyor. Yani antidepresan kullanan her 10 kişiden 7’si kadın. Bu fark, kadınların daha fazla ruh sağlığı sorunları geliştirmesinden mi yoksa erkeklere göre tedavi aramaya daha fazla açık olmalarından mı kaynaklanıyor, bu hâlâ tartışmalı bir konu. Yaş grubunda ise 35 yaş üstü bireyler öne çıkıyor. Özellikle 36-50 yaş aralığında kullanım yaygın. Ancak gençler arasında da son yıllarda artış olduğu gözleniyor. Bu gençlerin gittikçe daha fazla ruh sağlığı sorunları için risk altında olduğuna işaret ediyor. İllere göre dağılımda dikkat çeken farklar var: Büyükşehirlerde kullanım oranları daha yüksek. Bazı şehirlerde, özellikle batı ve iç Anadolu bölgelerinde, kişi başına düşen antidepresan kullanımı diğer illere göre iki kata kadar çıkabiliyor. Büyük şehirlerde yaşamın zorlukları burada belirleyici bir faktör olabilir.”

Birçok kişi terapiye değil, sadece reçeteye ulaşabiliyor

Prof. Dr. Şalcıoğlu, bu artışın nedenlerini ise şöyle özetledi:

“Ruh sağlığı sorunları hem Türkiye’de hem dünyada artıyor. Pandemi sonrası dönemde, ekonomik kriz, işsizlik, belirsizlik, göç ve doğal afetler gibi toplumsal koşullar, özellikle Türkiye’de kaygı, umutsuzluk ve depresyon gibi ruhsal sorunların daha görünür hale gelmesine yol açtı. Böyle bir ortamda antidepresan kullanımındaki artış bir yönüyle toplumun ruh sağlığına dair farkındalığının artması, damgalayıcı tutumların zayıflaması ve bireylerin yardım arayışına daha açık hale gelmesiyle ilişkili olabilir. Ancak madalyonun öteki yüzünde sistemsel sınırlılıklar var. Süresi kısıtlı poliklinik muayenelerinde, ilaç reçete etmek genellikle en hızlı müdahale biçimi haline geliyor. Birçok kişi terapiye değil, sadece reçeteye ulaşabiliyor. 

İlaçların bir kısmı reçetesiz temin edilebildiği için, kendi kendine ilaca başlama veya sürdürme davranışı da yaygınlaşıyor. Bu durum, resmi kullanım verilerinin bile ötesinde bir tabloyu işaret ediyor. İlaç daha erişilebilir olsa da araştırmalar, özellikle bilişsel ve davranışçı terapi gibi bilimsel temelli psikoterapi yaklaşımlarının daha uzun vadeli ve kalıcı çözümler sunduğunu gösteriyor. Ne yazık ki hem maddi hem de yapısal engeller, toplumun geniş kesimlerinin bu tür bilimsel temelli terapilere ulaşmasını zorlaştırıyor. Bu noktada ilaç endüstrisinin rolü de göz ardı edilemez. Psikolojik sorunların yalnızca biyolojik ya da kimyasal temelli hastalıklar gibi çerçevelenmesi (medikalizasyon), antidepresanların yaygın biçimde önerilmesini kolaylaştırıyor. Elbette ilaç tedavisi bazı durumlarda gerekli ve faydalı olabilir. Ancak bu faydanın bireyler arası farkları, yan etkileri ve alternatif müdahale yolları göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekir.”

Kişi başına düşen antidepresan tüketimi iki yıl içinde yaklaşık yüzde 25 yükseldi

Pandemiyle birlikte Türkiye’de antidepresan kullanımının belirgin şekilde artığına değinen Profesör, “Kişi başına düşen tüketim sadece iki yıl içinde yaklaşık yüzde 25 yükseldi. Ancak aynı dönemde psikiyatri reçetelerinde düşüş gözlemlendi. Bu da birçok kişinin doktora başvurmadan, kendi kararıyla ilaç kullanmaya yöneldiğini gösteriyor. Nitekim pandemi sırasında dünya genelinde kendi kendine ilaç kullanma oranının yüzde 48’in üzerine çıktığını görüyoruz. Pandemi sırasında ilaç kullanımdaki artışın arkasında kapanmaların yol açtığı yalnızlık ve belirsizlik, hastalığa yakalanma korkusu, kayıplar, ekonomik zorluklar ve işsizlik gibi etkenler var. Ayrıca ev içi çatışmaların artması, kadınların artan bakım yükü ve sosyal desteğin zayıflaması da bu tabloyu derinleştirdi. Antidepresan kullanımındaki bu sıçrama toplumun kolektif olarak yaşadığı zorlanmayı yansıtıyor” diye konuştu.

Türkiye’de antidepresan kullanımı birçok Avrupa ülkesinin gerisinde

Türkiye’deki antidepresan kullanımını dünya genelinde değerlendiren akademisyen, şunları söyledi:

“Türkiye’de antidepresan kullanımı artıyor ama hâlâ birçok Avrupa ülkesinin gerisindeyiz. OECD verilerine göre Türkiye, üye ülkeler arasında antidepresan kullanım oranı en düşük ülkelerden biri. Örneğin, İzlanda, Portekiz, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde kişi başına düşen antidepresan kullanımı Türkiye’nin 3 ila 4 katı kadar. Ancak bu fark, Türkiye’de toplumun daha sağlıklı olduğunu değil, psikoterapiye ve psikiyatrik hizmetlere erişimin daha sınırlı olduğunu gösteriyor da olabilir. Batı ülkelerinde psikoterapi hizmetleri daha yaygın ve erişilebilir düzeyde olduğu için insanlar, Türkiye’de örneğindeki gibi, sadece ilaca yönelmiyor. Yani düşük oranlar her zaman olumlu bir tabloya işaret etmiyor.”

Antidepresanların yanlış ya da gereksiz kullanımı riskli

Antidepresan kullanım süresi ve miktarlarıyla ilgili de konuşan Şalcıoğlu, “Elimizdeki bilimsel kaynaklarda, Türkiye’de antidepresanların ortalama kullanım süresi ya da bireysel doz tercihlerine dair güvenilir bir veri bulunmuyor. Klinik rehberlerde genellikle 6 ay ve üzeri kullanım önerilir, ancak bu süre vakaya göre değişir. Genellikle kişilerin bu süreyi aştığını, yıllarca ilaç kullanabildiğini görüyoruz. Antidepresan kullanımını anlayabilmek için daha detaylı saha araştırmalarına ihtiyaç var” dedi. Gereksiz kullanımın riskler taşıdığını belirten Şalcıoğlu, şunları söyledi:

“Antidepresanlar yanlış ya da gereksiz kullanıldıklarında ciddi riskler taşırlar. Öncelikle biyolojik açıdan, yan etkiler (uyku bozuklukları, kilo değişimi, cinsel işlev sorunları, mide‑bağırsak yakınmaları vb.) görülebilir; bazı ilaçlarda ani kesilme sendromu yaşanabilir. Uzun süreli ve kontrolsüz kullanım, beynin kimyasal dengesini yapay biçimde değiştirebilir. Psikolojik açıdan ise en önemli risk, duygusal dayanıklılığın ve başa çıkma becerilerinin zayıflamasıdır. Kişi her zorlanmada ilaca yönelme eğilimi geliştirebilir; bu da psikoterapi veya yaşam koşullarını değiştirme gibi daha kalıcı çözümleri geciktirebilir. Toplumsal düzeyde ise, ‘hızlı çözüm’ kültürü ve sağlık sisteminin ilaca dayalı yapısı güçlenir; böylece ruhsal sıkıntıların altında yatan sosyo‑ekonomik nedenler görünmez hale gelir. Bu nedenle ilaçlar, doğru tanı, düzenli izlem ve gerektiğinde psikoterapi desteğiyle birlikte kullanıldığında anlamlı bir fayda sağlar.”

Ruh sağlığı hizmetlerinin, psikoterapilerle desteklenmesi gerekiyor

Prof. Dr. Şalcıoğlu ruh sağlığını korumak için atılması gereken adımlarla ilgili ise şöyle konuştu:“Ruh sağlığını sadece bireysel değil, kamusal bir iyilik hali olarak görmek zorundayız ve bu da yapısal çözümler gerektiriyor. Önleyici adımlar bu çerçevede büyük önem taşıyor: Okullarda duygusal okuryazarlık eğitimlerinin verilmesi, sosyal bağları güçlendiren topluluk temelli programların hayata geçirilmesi, ekonomik güvencesizlikle mücadele edilmesi, bireysel dayanıklılığı artırmakla kalmaz, toplumsal ruh sağlığını da güçlendirir. Bu noktada Türkiye’de sayısı 100 bini aşan psikoloji lisans mezunu önemli bir kaynak oluşturuyor. Etkili psikoterapi yaklaşımları alanında eğitilen psikologlar farkındalık ve erken müdahale programlarında etkin biçimde değerlendirilerek toplum ruh sağlığına katkı sunabilir. Sorunlar ortaya çıktığında ise, müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi gerekiyor. Bu aşamada yalnızca ilaca dayalı kısa süreli çözümler kalıcı iyilik halini sağlamak için yeterli değil. Ruh sağlığı hizmetlerinin, bilimsel etkinliği kanıtlanmış psikoterapilerle desteklenmesi gerekir. Bilimsel temelli psikoterapilerin sağlık sistemine entegre edilmesi ve bu alanda çalışan personelin psikolojik müdahale konusunda eğitilmesi, Türkiye’de ruh sağlığı hizmetlerinin ilaç odaklı yaklaşımdan iyileşme odaklı bir modele dönüşmesi için en kritik adımdır.”

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Çok Okunan Haberler
TARAFTARLAR KULÜBÜ BASTI!
TARAFTARLAR KULÜBÜ BASTI! "RAFET BAŞKAN BIRAKMA" SESLERİ KÜÇÜKÇEKMECE...
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı...
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin Konsolosu Görüşmesinin İçeriği Açıklansın
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin...
Tokat'ın Kültürel Zenginliği Küçükçekmece'de Sahneye Çıktı
Tokat'ın Kültürel Zenginliği Küçükçekmece'de Sahneye Çıktı
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet Sitelerine Yeni Düzenleme İddiası
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet...
Epstein Dosyasında Yeni Detay: Kolombiya Ziyareti Belgelerle Ortaya Çıktı
Epstein Dosyasında Yeni Detay: Kolombiya Ziyareti Belgelerle Ortaya Çıktı
Ekrem Sarısoy'nun Acı Günü: Babası Niyazi Sarısoy Hayatını Kaybetti
Ekrem Sarısoy'nun Acı Günü: Babası Niyazi Sarısoy Hayatını Kaybetti
KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk: Kanser Hastaları Saatlerce Ayakta Bekliyor
Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk:...
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU KARŞILAMA
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU...
Bahçelievler Siyavuşpaşa'da Camide Görevli İmama Saldırı: Mahalle Muhtarından Sert Tepki
Bahçelievler Siyavuşpaşa'da Camide Görevli İmama Saldırı: Mahalle...
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi Bile Belli”
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi...
İlginizi Çekebilir
Sıcak Havalarda Vitamin ve Mineral Desteği Hayati Önem Taşıyor
Sıcak Havalarda Vitamin ve Mineral Desteği Hayati Önem Taşıyor
Sosyal Medya ve Akademik Rekabet Çocukların Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor
Sosyal Medya ve Akademik Rekabet Çocukların Ruh Sağlığını Tehdit...
Gün İçerisinde Değişen Ruh Halinize Yön Verebilirsiniz
Gün İçerisinde Değişen Ruh Halinize Yön Verebilirsiniz
Uzmanlar Uyardı: Önemli Olan Yağın Türü Değil Yapısı
Uzmanlar Uyardı: Önemli Olan Yağın Türü Değil Yapısı
Aşırı Kırmızı Et Tüketimi Hangi Hastalıkları Tetikliyor?
Aşırı Kırmızı Et Tüketimi Hangi Hastalıkları Tetikliyor?
TİYSAT Etkinliğinde Sağlıkta Bağımsızlık Masaya Yatırıldı
TİYSAT Etkinliğinde Sağlıkta Bağımsızlık Masaya Yatırıldı
Aşırı Et Tüketimine Karşı En Önemli Destek: Su
Aşırı Et Tüketimine Karşı En Önemli Destek: Su
Aşırı Kavurma Tüketimi Bu Hastalıkları Tetikliyor!
Aşırı Kavurma Tüketimi Bu Hastalıkları Tetikliyor!
Tüketici Birliği Federasyonu Harekete Geçti: Bebek Mamaları İçin Suç Duyurusu
Tüketici Birliği Federasyonu Harekete Geçti: Bebek Mamaları İçin...
Astım ve KOAH Hastalarına Uyarı: Cihaz Hataları Hayati Risk Oluşturuyor
Astım ve KOAH Hastalarına Uyarı: Cihaz Hataları Hayati Risk Oluşturuyor

Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">