İran’da ekonomik krizin tetiklediği protestolar iki haftayı geride bırakırken, ülke genelinde tansiyon her geçen gün daha da yükseliyor. Para birimi riyalin hızla değer kaybetmesi, hayat pahalılığı ve işsizlik nedeniyle başlayan gösteriler, kısa sürede rejim karşıtı sloganların atıldığı yaygın kitlesel eylemlere dönüştü. Tahran Kapalı Çarşı’da 28 Aralık’ta esnafın kepenk kapatmasıyla başlayan protestolar, bugün Irak sınırındaki Kürt nüfusun yoğun olduğu İlam’dan Afganistan sınırına yakın Meşhed’e kadar 31 eyalette 100’den fazla şehir ve kasabaya yayılmış durumda.
2022 yılında Mahsa Amini’nin ahlak polisi gözetiminde hayatını kaybetmesinin ardından yaşanan gösterilerden bu yana ülkede görülen en geniş çaplı toplumsal hareket olarak kayda geçen eylemler, artık yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı değil. Sokaklarda “Diktatöre ölüm” ve “İslam Cumhuriyeti’ne ölüm” sloganları yükselirken, rejim karşıtı öfke sembolik hedeflere yönelmiş durumda.
Can Kaybı Artıyor, İnternet Kısıtlandı
Norveç merkezli İran İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre protestoların başladığı günden bu yana aralarında sekiz çocuğun da bulunduğu en az 62 kişi hayatını kaybetti. Yüzlerce protestocunun yaralandığı, 2 binden fazla kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor. İran devletine yakın Fars Haber Ajansı ise olaylarda 950’den fazla polis memurunun yaralandığını duyurdu.
Önceki gece protestoların şiddetlenmesiyle birlikte başkent Tahran ve birçok büyük kentte internet erişimine kısıtlamalar getirildi. İran Radyo Televizyon Kurumu (İRİB), “dağınık protestolar” yaşandığını duyururken, sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yanan araçlar, bisikletler ve bir otobüs enkazı dikkat çekti. Fars eyaletinde ise göstericiler, ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla 2020 yılında Bağdat’ta düzenlenen suikastta öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin heykelini yıktı.
İran İletişim Bakanlığı, internetin kesilmesi kararının “ülkenin mevcut koşulları altında yetkili makamlarca” alındığını savunurken, bazı bölgelerde cep telefonu iletişiminde de ciddi aksamalar yaşandı. Yaşanan güvenlik sorunları hava ulaşımını da etkiledi; Türk Hava Yolları, Tahran, Tebriz ve Meşhed’e planlanan toplam 17 uçuşu iptal etti.
Hamaney’den Sert Mesaj: “Bu da Devrilecek”
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, protestoların 14’üncü gününde sessizliğini bozdu ve hedefe ABD Başkanı Trump’ı koydu. Kamu mallarına zarar verildiğini savunan Hamaney, eylemleri “ABD’yi memnun etmeyi amaçlayan vandalların işi” olarak nitelendirdi. Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Hamaney, Trump’ı “elleri İranlıların kanıyla lekeli” olmakla suçladı.
Trump’ı Firavun ve Nemrut’a benzeten Hamaney, “Dünyanın zalim ve kibirli güçleri, gururlarının zirvesindeyken devrilmiştir. Bu da devrilecektir” ifadelerini kullandı. İran’ın ilkelerinden geri adım atmayacağını vurgulayan Hamaney, “Ülkedeki ajanlara müsamaha göstermeyeceğiz” diyerek güvenlik güçlerine açık mesaj verdi.
Devrik Şah’ın Oğlu Sahneye Çıktı
Protestoların dikkat çeken figürlerinden biri ise devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgünde yaşayan oğlu Rıza Pehlevi oldu. Batı basınına göre Pehlevi, sokaklardaki “liderlik boşluğunu doldurmaya” çalışıyor. İranlılara perşembe ve cuma günleri saat 20.00’de sokaklara çıkma çağrısı yapan Pehlevi’nin destekçileri, önceki gece “Bu son savaş, Pehlevi geri dönecek” sloganları attı.
Sosyal medya platformu X üzerinden paylaşımlarını sürdüren Pehlevi, internet kesintilerine rağmen protestoların devam edeceğini savundu. “Zafer sizin” mesajıyla sokaktaki öfkeyi diri tutmaya çalışan Pehlevi, ABD Başkanı Trump’a da açıkça seslendi.
Trump’a Açık Çağrı: “Zaman Daralıyor”
Rıza Pehlevi, Trump’a teşekkür ederek, İran’daki mevcut rejime yönelik eleştirilerin protestocular için önemli olduğunu söyledi. “Zamanımız daralıyor” diyen Pehlevi, Trump’tan İran halkına yardım etmesini ve gerekirse müdahaleye hazır olmasını istedi. Bu çağrı, İran yönetiminin “dış güçler protestoları yönlendiriyor” söylemini daha da sertleştirdi.
İran Nereye Gidiyor?
Ekonomik krizle başlayan protestoların hızla siyasi bir boyut kazanması, İran’da yeni ve belirsiz bir dönemin kapısını araladı. Sokaklardaki öfke ile yönetimin sert güvenlik önlemleri arasındaki gerilim sürerken, hem bölge ülkeleri hem de uluslararası aktörler gelişmeleri yakından izliyor. İnternet kesintileri, can kayıpları ve karşılıklı sert açıklamalar, İran’daki krizin kısa vadede sona ereceğine dair umutları zayıflatıyor.





























