Selçuk Bayraktar: Erbakan'ın Hayalini Gökyüzünde Gerçekleştiren İsim
Bugün adı Bayraktar TB2, Akıncı, Kızılelma gibi yüksek teknolojili sistemlerle anılan Selçuk Bayraktar, yalnızca bir mühendis değil; aynı zamanda milli bir duruşun, Erbakan’dan miras kalan bir üretim idealinin temsilcisi.
Erbakan Hocanın öğrencisi olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünürü olan Özdemir Bayraktar, bu vizyonu oğullarına aktaran ilk isimdi. Türkiye’nin İHA ve SİHA serüveninin temelleri 2000’li yılların başında, Bayraktar ailesinin “Biz yaparız!” inancıyla attığı adımlarla başladı.
Selçuk Bayraktar, MIT ve Pennsylvania Üniversitesi gibi dünyanın sayılı üniversitelerinde yüksek teknoloji eğitimi aldıktan sonra tüm birikimini Türkiye için kullanma kararı aldı. Baykar Savunma'nın teknik lideri olarak, tamamen yerli mühendislerle geliştirdikleri İHA ve SİHA'lar, bugün yalnızca Türkiye’nin sınırlarını değil, dünya harp ve savunma paradigmasını da değiştiriyor.
Bugün Baykar tarafından geliştirilen SİHA’lar, dünyanın dört bir yanında aktif görev yapıyor. Ukrayna’dan Azerbaycan’a, Katar’dan Somali’ye kadar birçok ülke, Bayraktar SİHA’larını tercih ediyor. Türkiye ise artık sadece kendi ihtiyacını karşılayan değil, aynı zamanda ihracat yapan bir savunma gücüne dönüşmüş durumda.
Milli Teknoloji Hamlesi: KAAN ve Geleceğin Hava Gücü
Selçuk Bayraktar’ın öncülüğünü yaptığı vizyon, yalnızca İHA ve SİHA sistemleriyle sınırlı kalmadı. Türkiye'nin 5. nesil savaş uçağı KAAN projesi de bu milli yürüyüşün bir parçası. TUSAŞ öncülüğünde geliştirilen KAAN, ilk test uçuşunu başarıyla tamamlayarak Türkiye’yi bu alanda dünyada sayılı ülkeler arasına taşıdı.
Yerli motor, yerli yazılım, yapay zekâ destekli komuta sistemleri gibi teknolojilerle donatılan KAAN, Türkiye’nin “Yerli Savunma Sanayii ile Tam Bağımsızlık” yolundaki kararlılığının en somut göstergelerinden biri oldu.
Yüzde 80’e Varan Yerli Üretim Oranı: Erbakan’ın Vizyonu Hayata Geçti
Bugün Türkiye, savunma sanayiinde yerlilik oranını yüzde 80’in üzerine çıkararak tarihi bir başarıya imza attı. Bu oran, 2002 yılında yalnızca yüzde 20 idi. Tanktan tüfeğe, insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine kadar pek çok alanda Türkiye artık kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir ülke haline geldi.
Bu başarının temelinde ise 50 yıl önce Erbakan Hoca’nın attığı tohumlar, verdiği mücadele ve başlattığı zihinsel dönüşüm var. O gün “Batı’ya mahkûm olmayacağız” diyen Erbakan, bugün gökyüzünde süzülen yerli SİHA’ların yolunu açtı.
Selçuk Bayraktar: “Bu Başarı Milletimizin”
Selçuk Bayraktar, her fırsatta bu başarıların şahsi olmadığını vurguluyor. “Bu teknoloji milletimize aittir. Bizler sadece bu millete hizmet eden mühendisleriz” diyen Bayraktar, gençlere de sık sık çağrıda bulunuyor: “Teknolojide tam bağımsızlık için çalışmaya devam edin, vazgeçmeyin.”
Erbakan’dan Bayraktar’a Uzanan Milli Kalkınma Zinciri
Bugün Türkiye’nin savunma sanayiindeki gücü, sadece teknolojik değil, aynı zamanda ideolojik bir zaferdir. Yerli üretime olan inanç, bağımsızlık fikri ve millet iradesine güven… Tüm bunlar bir vizyonun, bir ahlakın ve bir idealin neticesidir.
Necmettin Erbakan’ın 1970’lerde temellerini attığı “Milli Sanayi Ruhu”, Selçuk Bayraktar gibi genç öncülerle yükselmeye devam ediyor. Türkiye, bu yürüyüşle yalnızca kendi geleceğini değil, mazlum coğrafyaların da umudunu inşa ediyor.
HİCRETHABER // AHMET CEKİN

































