Bu üç temel hedef bakımından Türkiye'nin içinde bulunduğu duruma bakıldığında, son 16 senedir iktidarda bulunan iradenin inanç özgürlüğünün sağlanması, askeri vesayetin ortadan kaldırılması, altyapı ve üstyapı hizmetleri, ihtiyaç sahibi olanlara sosyal yardım yapılması, yeni hastanelerin inşa edilmesi gibi son derece önemli hizmetler hayata geçirdiğini ifade eden Erbakan, "Bunların hepsini takdir ve tebrik ediyoruz. Bizler bu ülke için kim taş taş üstüne koyarsa hakkını teslim eder ve tebrik ederiz." diye konuştu. Fatih Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü: YENİDEN REFAH PARTİSİ Lideri diyor ki:"...Biz bundan böyle artık özü, sözü ve ameli birbirine uymayan yöneticiler istemiyoruz. Biz sadece bireysel ibadetlerin özgürce yapılabildiği, devlet yöneticilerinin 5 vakit namazını kıldığı, devlet makamında olanların eşlerinin mesture olduğu değil, aynı zamanda bunlarla birlikte ekonomik sömürünün ortadan kaldırıldığı, aynı zamanda adaletsizlik ve zulmün ortadan kaldırıldığı bir Türkiye’nin ve bir dünyanın kurulmasını istiyoruz.Biz kaynak lazım olduğunda ya dışarıya borçlanacağız ya da millete vergi yükleyeceğiz anlayışında olan bir ekonomi istemiyoruz. Biz ülkeyi borçla yöneten borç almayı, dışarıdan kredi bulmayı marifet sayan zihniyetleri artık istemiyoruz. Biz devlet bütçesinden 15 senede 700 katrilyon faiz ödeyen, devlet bütçesinden her sene 60 katrilyon faiz ödeyen, sonra da faiz zulümdür, şu faizleri düşürün diye haykıran devlet yöneticileri istemiyoruz. Biz milletine her sene 50 katrilyon ilave vergi yükleyen devlet yönetimi istemiyoruz.Biz Amerikan Cargill firmasının keyfi için şeker pancarı üretimine kota koyup milyonlarca çiftçisini mağdur eden devlet anlayışı istemiyoruz. Biz örtülü ödenekten senede neredeyse 1 katrilyon harcama yaparken, milyonlarca asgari ücretli vatandaşına açlık sınırının altında maaşı reva gören devlet yönetimi istemiyoruz.Biz önümüzdeki 3 senede faize 260 katrilyon ayırırken 80 milyon vatandaşına sadece 350 katrilyon ayıran devlet yönetimi istemiyoruz.Milletten aldığı vergilere bir kalemde, bir gecede %40 zam yaparken, memuruna milletine vereceği maaş zammı için haftalarca sabahlara kadar pazarlık edip sonunda da %5.5 maaş zammı yapan ekonomi yönetimi istemiyoruz.Biz dış politikayı Amerika’nın, Siyonizm’in kovboyu Trump’ın verdiği ev ödevlerini yapmak olarak gören anlayışı reddediyoruz. Biz dış politikayı Amerika’nın Ortadoğu’daki posta memurluğunu yapmak olarak gören anlayışı reddediyoruz.Biz Milli Görüşçüler olarak, Erbakan Hocamızın dava erleri olarak D-8’i 15 sene rafa kaldıran, D-60’ı hayal olarak gören, bütün ümidini ırkçı emperyalizmin kurdurduğu G-20 ve Avrupa Birliği’ne bağlayan zihniyeti reddediyoruz.Biz Milli Görüşçüler olarak motoru Avusturya’dan kasası bizden milli tank istemiyoruz. Biz namlusu Almanya’dan kabzası bizden milli tüfek istemiyoruz. Biz yazılımı Amerika’dan gövdesi bizden milli uydu istemiyoruz. Biz motoru ve prototipi Avrupa’dan, ismi bizden yerli otomobil istemiyoruz.Biz jet motoru, elektroniği, yazılımı Amerika’dan ismi bizden milli savaş uçağı istemiyoruz. Biz mühendisliği Japonya’dan, müteahhitliği İtalya’dan, kredisi dışarıdan, ismi ecdaddan yerli köprü istemiyoruz.Biz vagonları Fransa’dan sinyalizasyonu Kore’den, sadece istasyonlarındaki tabelaları Türkiye’den hızlı tren istemiyoruz.Biz Milli Görüşçüler olarak artık yeni dönemde metalleri yorulmuş, boyaları dökülmüş yönetim kadrosu istemiyoruz.Biz Milli Görüşçüler olarak aynen Erbakan Hocamız gibi aldanmayan ve aldatmayan kadrolar istiyoruz.Biz Milli Görüşçüler olarak koltuk için değil, ümmet için çalışan kadrolar istiyoruz. Lafı eğip bükmeden bana ne Amerika’dan diyen ve bunun gereğini yerine getiren kadrolar istiyoruz. Biz borçlanma ve vergiyle değil, milletin sırtına yük yükleyerek değil, borç almadan, vergi koymadan, zam yapmadan milli kaynak paketleriyle kaynak üreten ve bu kaynağı milleti için kullanan kadrolar istiyoruz.Biz Avrupa Birliği’nin kapısında bekleme odalarında sıra bekleyen değil, 60 Müslüman ülkeye öncülük edip, Türkiye’nin öncülüğünde İslam Birliği’ni kuracak kadrolar istiyoruz. Biz ümmetin ve insanlığın kurtuluşu için bedel ödemekten korkmayan kadrolar istiyoruz.İşte bu sebeple biz içi saman dolu kuş değil, kuşun canlısını görmek istiyoruz, canlısını. Şimdi bunları ifade ettiğimiz zaman, ak sakallı, ak yüzlü hacı amcamız bize diyor ki “evet bunları söylüyorsunuz ama bak görüyor musun adamlar 28 Şubat’ın rövanşını nasıl da aldılar. 1000 sene sürecek dedikleri 28 Şubat, 10 sene bile sürmedi hamdolsun” diyor.Bak İmam Hatipler açık, Kuran kursları açık, başörtülü bakanımız var, milletvekilimiz var, başörtülü büyükelçimiz bile var, başörtülü genç kızlarımızı üniversitelere rahatça gönderiyoruz. Siz hâlâ daha neden canlı kuştan bahsediyorsunuz diyor. 1000 sene sürecek dedikleri 28 Şubat, 10 sene bile sürmedi hamdolsun diyor ve dua ediyor.Bunu söyleyen ve çok sık rastladığımız bu hacı amcalarımıza sesleniyoruz.Diyoruz ki ey kıymetli hacı amcamız, ak sakallı ak yüzlü hacı amcamız. 28 Şubat bu saydığınız sebeplerden dolayı olsaydı, dış güçler en şiddetli en büyük 28 Şubat’ı Türkiye’de değil Suudi Arabistan’da yaparlar.Peki bu 28 Şubat neden dış güçler tarafından Suudi Arabistan’da yapılmıyor da Türkiye’de 54. Hükümet döneminde yapıldı?Çünkü Erbakan Hocamız 54. Hükümette denk bütçe yaptı da onun için yapıldı. Denk bütçe demek ne demek?Ben dış güçlerden 1 kuruş borç almayacağım ve dış güçlere 1 kuruş borç faizi haraç ödemeyeceğim demek. 28 Şubat neden yapıldı?Erbakan Hocamız D-8’ kurup İslam Birliği’nin adımını attı da onun için yapıldı. D-8 demek ne demek?D-8 demek büyük İsrail planlarının tamamen suya düşmesi demek. 28 Şubat neden Türkiye’de yapıldı? Erbakan Hocamız, Amerikan askerlerini conileri kulağından tuttuğu gibi Anadolu’dan dışarı attı da onun için yapıldı. 28 Şubat neden yapıldı?Erbakan Hocamız 54. Hükümette İsrail ve Amerika’nın haksız İran ve Irak ambargolarını kaldırıp attı da onun için yapıldı. Ve Erbakan Hocamız 54. Hükümette dünya Siyonizm’inin ünlü firması Boeing ile uçak anlaşması imzalamadı da onun için 28 Şubat yapıldı.28 Şubat işte bu sebeplerden dolayı oldu. Erbakan Hocamız Siyonizm’in oyunlarını bozduğu için oldu. Peki şimdi bugün 2010’lu yıllarda Türkiye’ye baktığımızda ne görüyoruz. Denk bütçe yapılıyor mu?Hayır! Bütçe hala eski taklitçi zihniyetlerin döneminde olduğu gibi yamalı bohça bütçesi. Türkiye hala borçlanmaya devam ediyor mu?Evet bütün hızıyla devam ediyor. Devlet, millet ve özel sektör olarak toplam borcumuz neredeyse 1 trilyon dolar olacak. D-8 bir adım ilerletildi mi?Hayır. D-60 kurulabildi mi?Hayır. İncirlik üssü kapatılıyor mu?Hayır. Boeing’le anlaşma imzalandı mı?Elbette ki tıpış tıpış imzalandı. Peki büyük İsrail yürüyor mu?Evet bütün hızıyla yürüyor. Eee öyleyse 28 Şubat da bütün hızıyla devam ediyor.Sen 28 Şubat’ı imam hatipten, kuran kursundan başörtüsünden dolayı mı oldu zannettin. Ey ak sakallı ak yüzlü hacı amca! Metalleri yorulmuş, boyaları dökülmüşler, 28 Şubat’ın rövanşını alamazlar.28 Şubat’ın rövanşı hamasetle, edebiyatla, esip gürlemekle, tecvidle Kur’an okuyarak alınmaz. 28 Şubat’ın rövanşı Milli Görüşle alınır Milli Görüşle…O rövanşı da inşallah en kısa zamanda geleceğiz ve biz alacağız. Size bir şey daha söyleyeyim. Biz o rövanşı aldığımızda bu Siyonizm’in kovboyu Trump’ın, Siyonizm’in işbirlikçisi Sisi ile birlikte ellerini üzerine koyup poz verdiği o büyük İsrail küresi var ya, o poz verdikleri büyük İsrail küresi de kendi ellerinde patlayacak Allah’ın izniyle. O poz verdikleri büyük İsrail küresini patlatmaya geliyoruz Allah’ın izniyle, patlatmaya geliyoruz...."
SİYASET
Yayınlanma: 16 Aralık 2018 - 21:39
Dr. Muhammed Ali Fatih ERBAKAN Yeniden Refah Partisi'nin tanıtımına büyük ilgi
Erbakan, partisinin Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde düzenlenen tanıtım toplantısındaki konuşmasında, milli görüşün ortaya koyduğu "yaşanabilir bir Türkiye", "yeniden büyük Türkiye" ve "yeni bir dünya için Türkiye" olmak üzere üç temel hedef bulunduğunu belirtti.
SİYASET
16 Aralık 2018 - 21:39






























