“Kusursuzluk algısı çocukları derinden etkiliyor”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, özellikle çocukların ve ergenlerin maruz kaldığı “kusursuz yüz, kusursuz beden ve kusursuz hayat” algısının ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Bu algının çocukların kendilerini yetersiz hissetmelerine, oldukları halleriyle kabul edilmediklerini düşünmelerine yol açabildiğini belirten Göktaş, konunun yalnızca bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunun altını çizdi.
Çocuklar için yeni sosyal medya düzenlemesi geliyor
Bakan Göktaş, çocukları çevrim içi platformların görünmeyen ancak derin izler bırakan risklerinden korumak amacıyla yeni bir sosyal medya düzenlemesini hayata geçireceklerini duyurdu. Bu düzenlemenin temel hedefinin, çocukların ruh sağlığını korumak ve sosyal medyanın olumsuz etkilerini en aza indirmek olduğunu vurgulayan Göktaş, ailelere de çağrıda bulundu.
Göktaş, “Gelin, bu mücadelede çocuklarımızı yalnız bırakmayalım. Onların geleceği için hep birlikte hareket edelim” ifadeleriyle toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.
8 yaşına kadar düşen anoreksiya vakaları örnek gösterildi
Paylaşımında bir video da yayımlayan Bakan Göktaş, videoda çarpıcı örneklere yer verdi. Bir çocuğun 8 yaşında yemek yemeyi bırakmasının mutlaka konuşulması gereken bir konu olduğunu vurgulayan Göktaş, başka bir ülkedeki mevkidaşıyla yaptığı görüşmede anoreksiya vakalarının 8 yaşına kadar düştüğünü öğrendiğini aktardı.
Bu durumun yalnızca kız çocuklarını değil erkek çocuklarını da etkilediğini belirten Göktaş, erkek çocuklarda da ideal vücut algısı uğruna ilaç kullanımına varan riskli davranışların görülebildiğini ifade etti.
Filtreli hayatlar, travmatik sonuçlar
Göktaş, günümüzde sosyal medyada herkesin kusursuz yüzler, bedenler ve hayatlar gördüğünü belirterek, bu görüntülerin çoğunun filtrelerle oluşturulduğunu hatırlattı. “Olması gereken, tırnak içinde söylüyorum, bedene sahip değilseniz platformlar size filtrelerle yardımcı oluyor” diyen Göktaş, bunun çocuklar ve ergenler üzerinde travmatik sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
“İdeal bir vücut, ideal bir hayat yoktur”
Çocuklarda erken yaşta estetik kaygının oluştuğunu, başka bir bedene sahip olma hayali kurduklarını ve “Benim hayatım neden o değil?” algısının yaygınlaştığını söyleyen Bakan Göktaş, bu durumun sosyal medyanın doğrudan etkisiyle ortaya çıktığını ifade etti.
Her çocuğun farklı ve özel olduğunu vurgulayan Göktaş, “İdeal bir vücut, ideal bir beden, ideal bir hayat yoktur. Her çocuğumuz özeldir. Her çocuğumuz kendini olduğu gibi kabul etsin, sevsin diye bu sosyal medya düzenlemesini hayata geçiriyoruz” dedi.
Ailelere çağrı: Bu mücadelede yalnız bırakmayın
Açıklamasının sonunda ailelere ve topluma seslenen Bakan Göktaş, çocukların sağlıklı bir geleceğe sahip olabilmesi için herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Yeni düzenlemenin, çocukların dijital dünyada daha güvenli ve sağlıklı bir ortamda büyümelerini hedeflediğini vurgulayan Göktaş, “Bu mücadelede çocuklarınızı da bizleri de yalnız bırakmayın” çağrısıyla mesajını tamamladı.
































