Atasoy MÜFTÜOĞLU, Birlik Vakfı’ndan seslendi…“Bize gelmeyin kendinize gelin…”Birlik Vakfı-İstanbul Şubesi tarafında düzenlenen “Yeni Bir Dil İnşa Etmek” konulu konferansta konuşan Müftüoğlu özellikle yeni bir söylem geliştirilmesi hususuna dikkat çekti.
Müftüoğlu;“Geçmişe bakan kültürel muhafazakârlık dili kimsenin umurunda değil. Sürekli dışarıdan etkiye maruz kalıyoruz. Modern yazınımız 18. yüzyıl seviyelerinde dolaşıyor. Müslümanlar gerçek sorunların ne olduğunu konuşamıyor ve soramıyor. Bugün ‘yeni sorular sormak bidattir’ diye değişime gidilmiştir. Yeni gelişmelere yeni sorular ve yeni cevaplar üretilmemiştir. Bir içe kapanma yaşanıyor, dışa açılma mağlup edilmiştir. Bugün her türlü konuda söz söylemek durumunda olan kurumlar vardır. Bu kurum da bunlardan biridir.
‘Kur’ân neden referans kaynağı olmaktan çıkarılmıştır?’ sorusu sorulmamıştır. Bu bir modernite projesidir.”diye konuştu.“Batılaşma, Modernleşme, Yahudi ve Hıristiyan referanslar ve baskılara mecbur bırakıldığımızı” belirterek, devamla;“Bireysel dindarlığa ikna edildik. Ümmetle bağımız koptu, millî dindarlığa, devlet, ulus dindarlığına ikna edildik. Sembolik, folklorik dindarlığa ikna edildik. Kamusal alanı sekülerizme bıraktık.
Bugün bir insan yeni Müslüman olsa, ‘sekülerizmin İslâm’da ne işi var?’ diye sorar.Toplum her gün bir manifesto, bir deklerasyon, bir bildiri yayımlamalıdır. Kendi dilimizi ve kendi sözcüklerimizi kuramıyoruz. 21. yüzyıla ait bir şey söylemeliyiz. Bizi yok sayan bir iradenin mecburiyetinde düşünmeye mecbur bırakılıyoruz. Biz hiçbir zaman gerçek soruları sormadık.
15 Temmuz tarihin en iğrenç hareketidir. Müslümanlar bilinç tercihlerini İslâm’dan yana kullansalar 15 Temmuz olmayacaktı. Hâlâ zihinsel katliamlar devam ediyor..Din piyasa konusu hâline gelmiştir. Şu anki kullandığımız din dili; dünya mekân ve zamanlarına hitap etmiyor..İslâm dünya vizyonunu ne zaman kaybetti? Son zamanlarda herkes medeniyetten bahsediyor. İslamî bilgiyi özgürleştiremediğimiz durumda nasıl medeniyetten bahsedebiliriz.Bugün yapılması gerekenle ilgili hiçbir şey söylemiyoruz. Tarihi kutsallaştırdığımız için onu eleştiremiyoruz. Gelenek bunları kutsallaştırıyor.Kültürel muhafazakârlık denilen şey içerik ve cevap üretmiyor.”.Sonuç olarak;“Gençler bize gelmeyin kendinize gelin.”“Kimsenin bize manipülasyon yapmasına izin vermeyelim.”şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı.
Müftüoğlu;“Geçmişe bakan kültürel muhafazakârlık dili kimsenin umurunda değil. Sürekli dışarıdan etkiye maruz kalıyoruz. Modern yazınımız 18. yüzyıl seviyelerinde dolaşıyor. Müslümanlar gerçek sorunların ne olduğunu konuşamıyor ve soramıyor. Bugün ‘yeni sorular sormak bidattir’ diye değişime gidilmiştir. Yeni gelişmelere yeni sorular ve yeni cevaplar üretilmemiştir. Bir içe kapanma yaşanıyor, dışa açılma mağlup edilmiştir. Bugün her türlü konuda söz söylemek durumunda olan kurumlar vardır. Bu kurum da bunlardan biridir.
‘Kur’ân neden referans kaynağı olmaktan çıkarılmıştır?’ sorusu sorulmamıştır. Bu bir modernite projesidir.”diye konuştu.“Batılaşma, Modernleşme, Yahudi ve Hıristiyan referanslar ve baskılara mecbur bırakıldığımızı” belirterek, devamla;“Bireysel dindarlığa ikna edildik. Ümmetle bağımız koptu, millî dindarlığa, devlet, ulus dindarlığına ikna edildik. Sembolik, folklorik dindarlığa ikna edildik. Kamusal alanı sekülerizme bıraktık.
Bugün bir insan yeni Müslüman olsa, ‘sekülerizmin İslâm’da ne işi var?’ diye sorar.Toplum her gün bir manifesto, bir deklerasyon, bir bildiri yayımlamalıdır. Kendi dilimizi ve kendi sözcüklerimizi kuramıyoruz. 21. yüzyıla ait bir şey söylemeliyiz. Bizi yok sayan bir iradenin mecburiyetinde düşünmeye mecbur bırakılıyoruz. Biz hiçbir zaman gerçek soruları sormadık.
15 Temmuz tarihin en iğrenç hareketidir. Müslümanlar bilinç tercihlerini İslâm’dan yana kullansalar 15 Temmuz olmayacaktı. Hâlâ zihinsel katliamlar devam ediyor..Din piyasa konusu hâline gelmiştir. Şu anki kullandığımız din dili; dünya mekân ve zamanlarına hitap etmiyor..İslâm dünya vizyonunu ne zaman kaybetti? Son zamanlarda herkes medeniyetten bahsediyor. İslamî bilgiyi özgürleştiremediğimiz durumda nasıl medeniyetten bahsedebiliriz.Bugün yapılması gerekenle ilgili hiçbir şey söylemiyoruz. Tarihi kutsallaştırdığımız için onu eleştiremiyoruz. Gelenek bunları kutsallaştırıyor.Kültürel muhafazakârlık denilen şey içerik ve cevap üretmiyor.”.Sonuç olarak;“Gençler bize gelmeyin kendinize gelin.”“Kimsenin bize manipülasyon yapmasına izin vermeyelim.”şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı. 































