Avrupa Birliği (AB) üyesi Romanya ve Hırvatistan’da, uzun yıllar sonra ilk kez cüzzam (lepra / Hansen hastalığı) vakalarına rastlandı. Her iki ülkede de hastalığın, Asya ülkelerinden gelen yabancı işçilerde tespit edildiği bildirildi.
Romanya’da 44 Yıl Sonra İlk Vakalar
Romanya’nın batısındaki Cluj kentinde bulunan bir spa merkezinde çalışan 21 ve 25 yaşlarındaki Endonezya uyruklu iki kadında cüzzam hastalığı tespit edildi. Vakaların 12 Aralık’ta doğrulandığı ve bunun ülkede 44 yıl sonra görülen ilk cüzzam vakaları olduğu açıklandı.
Romanya Sağlık Bakanlığı, söz konusu çalışanların tedavi altına alındığını duyurarak, cüzzamın ülkede en son 40 yılı aşkın süre önce görüldüğünü hatırlattı.
Sağlık Bakanı Alexandru Rogobete, spa merkezini kullananlar arasında paniğe gerek olmadığını belirterek,
“Cüzzamın bulaşması için uzun süreli ve yakın temas gereklidir” açıklamasında bulundu.
Romanya medyası, hastalardan birinin kısa süre önce Asya’ya giderek bir ay boyunca annesiyle kaldığını, annenin de aynı hastalık nedeniyle hastanede tedavi gördüğünü aktardı. Sağlık yetkilileri, spa merkezinin incelemeler tamamlanana kadar geçici olarak kapatıldığını duyurdu.
Hırvatistan’da 32 Yıl Sonra İlk Cüzzam Vakası
Hırvatistan’da ise sahil kenti Split’te, ailesiyle birlikte yaşayan Nepalli bir erkek işçiye cüzzam tanısı konuldu. Bu vaka, ülkede hastalığın en son 1993’te görülmesinin ardından kayıtlara geçen ilk cüzzam vakası oldu.
Hırvatistan Halk Sağlığı Enstitüsü, yaklaşık iki yıldır Hırvatistan’da yaşayan işçiye 14 Aralık’ta tanı konulduğunu ve vakanın doğrulanmasının ardından hemen antibiyotik tedavisine başlandığını açıkladı.
Enstitü yetkilileri, hastayla yakın temasta bulunan kişilerin tespit edildiğini, tedaviye başlanmasının ardından bulaştırıcılık riskinin ortadan kalktığını ve toplum genelinde yayılma riski bulunmadığını vurguladı.
Uzmanlar: Tedavi Edilebilir Bir Hastalık
Uzmanlara göre cüzzam, günümüzde ölümcül bir hastalık değil. Ancak tedavi edilmediği takdirde duyu kaybı, kas dokusu hasarı, cilt sorunları ve kalıcı sakatlıklara yol açabiliyor.
Sağlık otoriteleri, erken tanı ve düzenli tedaviyle hastalığın tamamen kontrol altına alınabildiğini belirterek, kamuoyunun bilimsel veriler dışındaki söylentilere itibar etmemesi çağrısında bulundu.































