2.22
2.77
0.00

Çeçen davası büyük bir travma yaşamaktadır.

Çeçen davası büyük bir travma yaşamaktadır.

Yıllarca Rus zulmünden kurtulamayan Çeçen kardeşlerimiz, büyük soykırımlara maruz kaldılar.


27 Ocak 2012 22:53
font boyutu küçülsün büyüsün


 

Bismillahirrahmanirrahim

     Çocuk yaşlarda büyüklerimizden, ve akşam haberlerinden duyardık  Çeçen mücahitlerini…Bıraktıkları bir tutam sünnet sakalı, alınlarında tevhid bantları, kamuflajları ve göğe yükselen şehadet parmaklarıyla ,Müslüman Türk halkının tamamına yakınının sevgi ve muhabbetlerini kazanmışlardı mücahitler..

         Ülke genelinde yapılan  yardım kampanyaları, bizatihi oraya savaşmak için giden Türk mücahidler, il il düzenlenen Çeçenistan mitingleri de bu muhabbetin en önemli göstergelerindendir sanırım. Yıllar yılı abideleşen çeçen kahramanlar  bizim de kahramanlarımız oldu. Kafir  moskofun karşısında kahramanca duran komutanlar, devlet başkanları, liderler Türk halkının dualarında hep yer aldılar.

         Cevher Dudayev’den Zelimhan Yandarbiyev’e, Salman Raduyev’den Şamil Basayev’e, Aslan Mashadov’dan Abdulhalim Sadulayev’e şehadet şerbetini içerek gözlerini yuman bu kahramanlar İslam adına ve vatanları adına verdikleri mücadeleleriyle abideleşip tarihe geçtiler.

         Yıllarca Rus zulmünden kurtulamayan Çeçen kardeşlerimiz, büyük soykırımlara maruz kaldılar. Fakat direnişlerini uzun yıllar sürdürdüler. İmam Şamilden bu yana devam eden Müslüman Kafkas halklarının özgürlük savaşı bazı zamanlar ara verse de hep devam etmiştir.

         Şehit Cevher Dudayev’in Çeçenistan İçkeriya Cumhuriyetini ilan etmesinin akabinde yeniden başlayan Çeçen cihatları, dünyanın en büyük askeri güçlerinden olan Rus ordusuna karşı destansı mücadelelere sahne olmuştur. 16.000 km2 lik yüzölçümüne sahip olan bir ülkenin, (yaklaşık adana ilimiz kadar) en az on sene böyle muazzam bir direniş ve kahramanlık göstermesi kelimelerle ifade edilemeyecek bir sırrın ve imanın en büyük  göstergesidir.

         İki yıl önce kurban bayramında Ümraniye Çeçen mülteci kampını ziyaret etmiştim. Orada tanıştığımız Çeçen bir ağabey bizi evine misafir etti ve onunla muhabbet etme imkanı bulduk. Güzel Türkçesi olan o abiye Çeçen cihadının Cevher Dudayev’le başlayan ve devam eden bu kahramanca direnişinin sebeplerini sordum ve kendisi bana şu cevabı verdi:

‘’Bunun sebeplerinden bir tanesi Çeçen halkının İslam inancıdır.. Çeçenistan genelinde etkin iki tarikat vardır, bunlar Nakşibendi ve Kadiri tarikatlarıdır. Ve Çeçenistan erkeklerinin yüzde doksanına yakını illa ki bu tarikatlardan birinden ders almıştır ve İslami yaşantısını bu ölçüde şekillendirmiştir. İslam inancı bizi millet olarak mukavemetli kılan sebeplerin başında gelir. Bir diğer sebebi ise Çeçen halkının örf, adet ve geleneklerine çok bağlı olmasıdır. Bu özellikler halkımızın birliğini sağlamış ve düşmana karşı tek yumruk mücadele etmemizi sağlamıştır.’’

Demişti ve bu ağabeyimizin anlattıkları harfiyen doğrudur.

         Lakin günümüzde Çeçen davası büyük bir travma yaşamaktadır. Cihat belli yerlerde devam ediyor olmasına rağmen, halk desteğini büyük ölçüde yitirmiş ve İslam dünyasından da istediği yardımı alamamaktadır.

         Ayrıca mücahitler arasında ‘’Selefi’’ diye tabir edilen, tarikat ve tasavvuf anlayışını sert bir üslupla reddeden itikat, büyük ölçüde yayılmış durumdadır. Bu akım genelini ehl-i tarik insanların oluşturduğu Çeçenistan’da cihadın halktan destek bulamamasının başlıca nedenlerindendir.

        Vlademir Putin, Çeçen halkının mücadelesine karşı koyamayacağını anlayınca işbirlikçi ajanlarını kullanarak Çeçenistan’ı içten yıkma girişimlerine başladı. Şu an ki Çeçenistan devlet başkanı Ramazan Kadirov’un babası Ahmet Kadirov’un saf değiştirmesiyle ikinci Çeçen cihadını Ruslar kazandı ve Ahmet Kadirov, efendisi Putin’in icazetiyle devlet başkanlığı koltuğuna oturdu. Fakat saltanatı çok uzun sürmedi Ahmet Kadirov’un. halkına ve yüzyıllardır süren Çeçen davasına ihanetininin bedelini canıyla ödedi ve mücahitlerin  düzenlediği saldırı  sonucunda  öldü. Ahmet Kadirov’un ölümünden sonra yerine oğlu Ramazan Kadirov geçti. Ramazan Kadirov ihanet ve işbirlikçilik yönünden babasını aratmayacak kumaştaydı. Kadirov’un ilk işi Çeçen cihadına darbe vurmak ve efendisi Putin’e sadakatini isbat etmekti.

         Yukarıda da değindiğimiz selefi akım, bir yandan mücahitler arasında hızla yayılırken, bir yandan da Kadirov’un ekmeğine yağ sürüyordu. Kadirov halkın gözünü boyamak ve halka kendisini sevdirmek için Kadiri zikirlerine katılıyor, Putin’le beraber Grozni’de cami yaptırıyor. Daha da ileri  giderek Çeçenistan halkı üzerinde büyük etkisi olan Mahmut Efendi Hz.’nin, kendisini desteklediğini ve kendisine tesbih yolladığını söylüyor ve bu yalanları atmaktan hiç çekinmiyordu. İmam Mansur ve İmam Şamil’den bu yana tarikat anlayışıyla özdeşleşmiş olan Çeçen cihadı boyut değiştirmeye başlamış, tarikat ve tasavvufu tekfir eden selefi anlayış  tamamen yerleşmiş  ve mücahitler arasında Çeçenlerin sayısı azalmaya başlamıştır. Cihat için Arap ülkelerinden Çeçenistan’a  gelen mücahitlerinde selefi itikadının yayılmasında büyük etkisi olmuştur. Bu durum  yıllardır savaştan bıkan Çeçen halkının mücahitler üzerindeki desteğini bitme noktasına getirmiştir. Zaten Kadirov elindeki askeri gücüyle ve mafyasıyla cihada en ufak destek veren kimseleri tespit ettiği anda infaz emri vermekte ve hatta eski mücahitlere bile Çeçenistan’da rahatça yaşama hakkı tanımamaktadır.

         Çeçen cihadının genel seyrine baktığımızda İmam Şamil, İmam Mansur, İmam Hamzat ve bu silsileyle başlayan Çeçen cihadı, bazen duraklasa da bu duraklama zamanlarında daha çok güçlenerek moskofun tepesine binmeyi bilmiştir.

         Çeçenistan üzerindeki karabulutların bir an evvel dağılmasını ve Şeyh Şamil’in torunlarının özgürce yaşadığı bağımsız bir Çeçenistan’ı Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor ve kardeşlerimize sabırlar diliyoruz…

 

 

 

 

fatih uyar

 

 













Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış








hicret haber hicret haber hicret haber hicret haber